HÜKÜMLER: Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların olay günü katılan ile rızası hilafına vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadıkları iddiası ile nitelikli cinsel saldırı suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2014/160 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanıkların, atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık ve tanık beyanlarının ezberlenmiş bir kurgudan ibaret olduğuna ve beyanların hayatın olağan akışına da aykırılık oluşturduğuna, katılan hakkında alınan adli rapordaki bulgular ve ruh sağlığının bozulduğuna dair tespitin iddiaları doğrular mahiyette olduğuna, sanıkların da kısmî ikrar içerikli anlatımlarda bulunduğuna, mevcut deliller itibariyle kurulan beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yeter, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle beraat hükmü kurulurken uygulama maddesi gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, verilen hükümlerde yukarıda değinilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle; Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2014/160 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkında kurulan hükümde yer alan "..BERAATİNE..." ibaresinin çıkarılarak yerine "...5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca BERAATİNE..." ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.