İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili; Osmaniye ili ... Köyü... Mevkii 2.000 m2 zeytin dikili alan ile, 3.750 m2'lik tarla vasfındaki alanın 1974 yıllarından itibaren buğday, soğan, bezelye ve arpa ekilmek sureti ile tarım arazisi olarak kullanıldığını, taşınmazın bir kısmına 1990-1991 yılları arasında zeytin dikildiğini, dava konusu yerlerin orman ile ilgisi olmadığını, taşınmazı değerli hale getirerek yaklaşık 45 yıldan bu yana tarım arazisi ve zeytin bahçesi olarak kullandığını belirterek taşınmazların imar-ihya ve zilyetlik nedeniyle müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.

İlk DereceMahkemesince yapılan yargılama sonunda; "asıl dosya ve birleşen dosyada üçlü orman bilirkişilerinden oluşan heyet raporuna göre davacılar tarafından tescili talep edilen (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen yerlerin orman vasfında olduğu, orman sayılan yerlerin zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı, ayrıca yine ziraat mühendisi heyet raporuna göre dava konusu yerlerin imar ve ihyasına dayalı herhangi bir emek ve masraf tespit edilemediği tespiti de gözetilerek asıl ve birleşen davanın reddine " karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 1972 yıldan beri imar ve ihya ile müvekkillerinin zilyet ve tasarrufunda olduğunu, taşınmazların orman vasfında olmadığını, söz konusu taşınmazın tarım arazisi olduğunu, raporlar arasında çelişkiler mevcut olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; "dava konusu taşınmlazın %12’den fazla eğimli olduğu, hava fotoğraflarında makilik orman alanı olan taşınmazların muhafaza (koruma) makisi olduğu, 6831 sayılı Kanunun 1/J maddesi gereğince toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makiliklerin orman sayılan yerlerden olduğu, bilimsel olarak, eğimin % 12’yi aştığı yerlerin toprak muhafaza karakteri taşıyacağı, bu nedenle orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiş, davacılar vekili tarafından istinaf sebepleriyle benzer şekilde karar temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.