İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil davası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde, Antalya ili Manavgat ilçesi ... Köyü, 439 ada 6 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazın Hazine adına tescil edildiği ve süresinde itiraz edilmediğinden 29.01.2008 tarihinde kesinleştiğini, uzun yıllardır davacılar tarafından kullanılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi; davacı ... yönünden dava dilekçesinde taşınmazın kendisine kaldığına dair bir iddia bulunmadığı, talebin diğer mirasçıları kapsamadığı, mirasçılar arasında taksim yapılmadığı, talep edilen taşınmazın kısmının babası muris ...'ten tüm çocuklarına intikal ettiği, gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, diğer davacılar yönünden ise; kadastro tespit tarihinden 40 yıl önce dava konusu edilen taşınmazın imar ihya edildiği, 1954 yılından önce tarımsal amaçlı kullanım bulunduğu, talep konusu taşınmazın köy toplu tarım alanı içinde kaldığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile 05.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kısmın ise mevcut kayıt maliki üzerine bırakılmasına karar vermiştir. Öte yandan taşınmazın orman vasfında olmadığı, tarla vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle Orman İdaresi aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, "tesis kadastrosunun 29.01.2008 tarihinde kesinleştiği, davanın 17.10.2017 tarihinde 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanun'a göre orman tahdidi olmadığı, hava fotoğrafları ve zirai bilirkişi raporuna göre zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, 40-45 yıldır tarım yapıldığı, davacılar ve murisi adına senetsizden tescil de bulunmadığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu kanaatiyle istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir.

Davalı Hazine vekili hükmün yerinde olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.