Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, kararın davalı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Çekişmeli, İstanbul ili Adalar ilçesi ... Mahallesi, 181 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca orman tahdidi, 1978-1979 yıllarında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744 sayılı Kanun'la değişik 2 nci madde uygulaması yapılarak 1981 yılında kesinleşmiş olduğu, 1989 yılında kesinleşen 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uygulaması yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı ... vekili dava dilekçesi ile, idarelerinin görev ve sorumluluk alanında bulunan ... 46 pafta 181 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 19.10.1989 tarihinde kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, taşınmazın ... oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, malikin 1985 tarihinde öldüğünü, mirasçılarının davalılar olan eşi ve çocukları olduğunu beyanla, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiş, davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dava, kesinleşen orman sınırı içerisinde kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın eğimli, üzerinde 60-70 yaşlarında çam ağaçları bulunan, tahdit alanı içerisinde kalan, orman niteliğini sürdüren taşınmaz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ..., ... mahallesi, 46 pafta, 181 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının 6831 sayılı Kanuna göre iptali ile orman vasıflı olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline kararı verilmiş, sözkonusu karar ilanen yapılan tebligat sonrasında temyiz edilmeyerek 14.04.2003 tarihinde kesinleştirilmiş olmakla birlikte, dava konusu taşınmazın kayıt maliki olan davalı ... oğlu 1329 (Doğum tarihi miladiye çevrilmiş olup; 01.07.1913) doğumlu ... mirasçısı ... tarafından 2022 yılında temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırı içerisinde kaldığı iddia edilen taşınmazın davalı kişi adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemine ilişkin olduğundan, bu tür uyuşmazlıklarda davanın kayıt maliklerine, onlar ölmüş ise usulen belirlenecek mirasçılarına yöneltilmesi, buna göre; öncelikle taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekir. Somut olayda, davanın 08.11.2001 tarihinde, İstanbul ili, ... ... mahallesi, 46 pafta, 181 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak açıldığı, dava konusu taşınmazın kayıt maliki olan ... oğlu ...'in 31.01.1988 tarihinde vefat ettiği, husumetin adı geçenin usulünce belirlenecek mirasçılarına yöneltilmesi gerekirken tapu kayıt maliki mirasçıları olmayan kişilere ilanen tebligat yapılarak yargılamaya devam edildiği anlaşıldığına göre; taşınmazın tüm kayıt maliki mirasçılarının davaya eksiksiz olarak katılımının sağlanması, iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak deliller doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... mirasçısı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.