SAYISI: İHK-2022/32313

SAYISI: K-2022/85777

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.09.2016 tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası davalı ... tarafından yapılan aracın davacı yayaya çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davacının aracın sürücüsüne karşı Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/69 esas sayılı dosyasından dava açtığını, davada kusur oranı, maluliyet oranı ve sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve ulaşım giderlerinin belirlendiğini, kararın kesinleştiğini, bu tazminatın zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapan davalı ... şirketinden istenildiğini ancak ödeme yapılmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 78.741,84 TL tazminatın 03.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte toplam 83.071,50 TL'nin tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı olay ve aynı taleplere istinaden aynı başvurucu tarafından davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü aleyhine açılmış ve kesinleşmiş başvuru bulunduğu, öncesinde mahkeme kararı ile kesinleşmiş bir hüküm bulunması nedeniyle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği, dosyaya sunulan maluliyet raporunun geçerli yönetmeliğe uygun düzenlenmediği, kusur oranlarının tespitinin gerektiği, yapılacak olan hesaplamalarda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 Teknik Faizin kullanılması gerektiğini, avans faizinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)' ne göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere göre, "...Başvuru sahibi tarafından 34 HZ 1235 plakalı araç sürücüsü Sadık Badacı’ya T.C. Bakırköy 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2021/69 E. Sayılı dava açılmış ve mahkemenin 2021/170 numaralı kararı ile 78.741,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ödenmesine karar verilmiş ancak kararın kesinleşip kesinleşmediği hususu belirsizdir. Başvuru sahibi tarafından tekrardan aynı talep ile ancak sigorta şirketi aleyhine işbu başvuru yapılmıştır. Dosya içeriğinde mahkeme kararı sonucu hesaplanan tazminatın başvuru sahibine ödenip ödenmediği belirsizdir. Başvuru sahibi tarafından başvuru dilekçesinde “tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla” gibi bir ifade bulunmadığı, Yargıtay kararları gereği tahsilde tekerrür olmamak kaydı olmaksızın açılan davanın sebepsiz zenginleşme yaratacağı nedeniyle reddine karar verilmiştir..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından araç sürücüsüne karşı açılan davada verilen kararın kesinleştiğinin anlaşıldığını, sigorta şirketinin de sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, sigorta tahkim yargılamasında verilecek kararda tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere karar verilebileceğini belirterek davacının itirazlarının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, talebin kısmen kabulüne 78.741,84 TL tazminat ile 2.213,00 TL işlemiş faizin tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde aynı talep ile dava açtığını, bu nedenle davanın kesin hüküm ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu' nun 30/14 maddesi gereğince uyuşmazlık için öncelikle mahkemeye başvurulması sebebiyle aynı uyuşmazlık için Komisyona başvuru yapılamayacağından davanın reddi gerektiğini, tıbbi evraklar istenmesine rağmen bu evraklar sağlanmadan iş bu başvurunun yapılmış olduğunu, öncelikle sigorta şirketine başvuru yapılması gerektiği yönündeki dava şartının yerine getirilmediğini, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükteki yönetmeliğe uygun hazırlanmadığını, progresif rant yöntemi ile hesabın hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe kapsamında olmadığını, kusurun araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin AAÜT' ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı ile ulaşım giderleri talebine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kararın tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde verilmiş olmasına, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmış olmasına, hesaplama yönteminde hata bulunmasına, hükme esas alınan raporun denetime uygun oluşuna, vekalet ücretinin belirlenmesinde hata bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil, 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ile 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, Adli Tıp Kurumu' nun 04.02.2019 tarihli raporunda başvurucunun meydana gelen kaza sebebi ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre % 13,1 oranında malul kaldığı bildirilmiştir. Mahkemece bu maluliyet raporundaki maluliyet oranı hesaplamaya esas alınmıştır. Oysa kazanın 26.09.2016 tarihinde meydana geldiği dikkate alındığında, kaza tarihinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir.
Mahkemece; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (davalının usuli kazanılmış hakları gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.