Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul/ kısmen reddine ve el atmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, yörede yapılan orman kadastrosunda dava konusu taşınmazın 760 m²’lik bölümünün orman sınırları içine alındığını ileri sürerek bu kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini, davalıların müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın 08.03.2015 tarihli bilirkişi kurulu rapor ve ekindeki krokinin (A) harfi ile gösterilen 685,08 m² kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapu kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacının elatmanın önlenmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılardan Şerife Sipahi ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince; "İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 685,08 m²’lik kısmının orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Mamafih karar tarihinden sonra, 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile ..., 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan, bu Kanunda belirtilen görevleri kapsamında düzenlenen kâğıtlar sebebiyle damga vergisinden ve tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden muaftır, hükmü gereğince Orman Yönetiminin açtığı dava nedeniyle aleyhine harçlara hükmedilmesi ve ayrıca davacı ... Yönetiminin davasının müdahalenin men'i talebi yönünden reddedilmesine rağmen, kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Yargıtay bozma ilamı, mahallinde yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları ve dosya kapsamının bir bütün halinde incelenip değerlendirilmesi sonucunda, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin rapor, kadastro tespit krokisi, amenajman haritası, kesinleşmiş orman kadastro tutanağı, 2B uygulama çalışmaları sırasında orman sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmakla davanın bilirkişi raporlarındaki tespitler de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın 08.03.2015 tarihli bilirkişi kurulu rapor ve ekindeki krokinin (A) harfi ile gösterilen 685,08 m² kısmının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapu kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacının elatmanın önlenmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... İdaresi vekili ile davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ile davalılardan Şerife Sipahi ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.