BOZMA ÜZERİNE
Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.11.2005 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Hatay Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.07.2007 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.01.2009 tarihli kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Hatay Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2009 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
5. Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine yapılan yargılamada, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik değerlendirme ile karar verildiğine, atılı suçun işlendiğine dair somut delil bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanacağına ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
Dava konusu olay; sanık ...'in muhafazasında bulundurduğu sahte paraları, iş karşılığında sanık Hasip'e vermek suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
1. Sanığın, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin dosya yeniden ele alınıp bir hüküm kurulurken, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci ve Tebligat Tüzüğünün 15 inci maddeleri uyarınca “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı,” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, azledildiğine ilişkin bilgi ve belge de bulunmayan sanık müdafine usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmeden, yargılamaya devam edilmek suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli, 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ve 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararları gözetildiğinde; bozma öncesi verilen ve sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilen 26.07.2007 tarihli ilk hükümde, hükmolunan hapis cezasının ertelendiği gözetilmeden, bozma kararından sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ancak denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilen sanık hakkında, erteleme hükümleri uygulanmayarak 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kabule göre de; suça konu sahte paraların 5237 Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine ve 5320 sayılı Kanun'un 17 nci ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 16 ncı maddeleri uyarınca Merkez Bankası'na gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/248 Esas, 2022/355 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.