Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Eskişehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalılar Hazine ve ... Belediyesi vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalılar Hazine ve ... Belediyesi vekilleri Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılıp 05.07.1948 tarihli Resmi Gazete’de ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanunu) hükümleri uyarınca yapılıp 24.12.2013 tarihinde ilan edilen evvelce sınırlaması yapılıp sınırlandırma dışı kalan ormanların kadastrosu, tüm ormanlarda aplikasyon ve 2/B uygulamasının yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, Eskişehir ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 4 parsel sayılı taşınmazın 05.07.1948 tarihli Resmi Gazete’de ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığını ileri sürerek mera sicil kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiş, davalı Hazine ve dahili davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Eskişehir ili ... ilçesi ... mahallesi 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline" karar verilmiş, kararın davalı Hazine ve dahili davalı ... Belediyesi vekili tarafından istinaf edilmesi sonrasında, Bölge Adliye Mahkemesince, "orman ve ziraat bilirkişileri tarafından kesinleşmiş orman tahdidine, eski tarihli memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun şekilde yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucu çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde bulunduğu, öncesi ve eylemli durumu itibariyle de orman sayılan yelerden olduğunun belirlendiği, nitekim ... mahallesi sakinlerinin, orman sınırları içinde kalan taşınmazları 6831 sayılı Kanun'un 19,20,21 ve 22. maddelerine uygun olarak kullanabilecekleri, 6831 sayılı Kanun’un 'Otlak ve mera işleri' başlıklı IV. Bölümünün 20,21 ve 22. maddelerinde; orman içi meralar, yaylak ve kışlaklardan, otlaklardan ve sulama yerlerinden ne şekilde yararlanılacağının düzenlendiği, Orman Bakanlığı’nca çıkarılacak yönetmelik hükümlerine göre, Orman Bakanlığının yapacağı planlamalar ve izinler ile bu tür yerlerden yararlanmak olanağının mevcut olduğu, hal böyle olunca dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığından davalı Hazine vekilinin ve dahili davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden ayrı ayrı reddine" karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine ve dahili davalı ... Belediyesi vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine ve dahili davalı ... Belediyesi vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.