İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli, 2019/407 Esas, 2019/564 sayılı Kararı ile sanık hakkında aynı fiiller nedeniyle öncesinde verilmiş kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 13.12.2019 tarihli, 2019/233 Esas, 2019/204 sayılı Kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 13.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle;
Müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken davanın reddine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince tespit edilen olay ve olgularda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçeye göre sanık müdafiinin temyiz talebinin kapsamına göre yapılan incelemede;
Mütemadi bir suç olan silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun mahiyeti itibarıyla fiili ve hukuki kesintinin birlikte gerçekleştiği tarihe kadar icra edilen tüm faaliyetlerin, hukuki anlamda tek bir fiil olarak kabul edilmesinde zorunluluk bulunması, sanığın aynı suçtan yargılandığı, suç tarihi 16.11.2017 olan ve mahkemenin 2018/693 Esasına kayden görülerek mahkumiyetine ilişkin verilen 12.03.2019 tarih, 2019/191 karar sayılı hükme konu fiille/dönemle ilgili olarak, iş bu hükümden sonra örgütsel faaliyetler ya da deliller ortaya çıksa da “non bis in idem” ilkesi gereğince aynı eylem nedeniyle ikinci kez yargılama yapmanın hukuken mümkün olmamasına nazaran; 5271 sayılı Kanunu'nun 223 üncü maddenin 7 nci fıkrası uyarınca "aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm bulunduğundan davanın reddine" dair verilen hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 13.12.2019 tarihli, 2019/233 Esas, 2019/204 sayılı sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.09.2024 tarihinde karar verildi.