Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Azdavay Kadastro Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davacı ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince başvurularının kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne, davalı ... İdaresi yönünden usulden reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı ... İdaresi vekili Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5304 Sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 Sayılı Kanun) değişik 4 üncü maddesi hükmüne göre 2008 yılında yapılan orman kadastrosu, daha sonra 2017 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) kapsamında yapılan 2/B uygulaması, 2018 yılında 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılıp 14.12.2018-14.01.2019 tarihleri arasında ilan edilen kullanım kadastrosu bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Kastamonu ili Pınarbaşı ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... adına tespit edilen 116 ada 51 parselin bir bölümü ile ... adına tespit edilen 116 ada 52 parselin bir bölümünün kendisine ait olduğunu, adına tespit edilen 116 ada 50 parsele eklenmesi yada ayrı parsel numarasıyla tescil edilmesi, yine ... adına tespit edilen 117 ada 15 parselin bir bölümünün adına tespit edilen 117 ada 19 parsele ilave edilmesini istemiş, 17.10.2019 tarihli keşifte ise 116 ada 50,51,52,117 ada 15 ve 19 parsellerin sınırlarının hatalı ölçüm sebebiyle karıştığını, 116 ada 51 ve 52 parsellerin keşifte gösterdiği kesimlerinin kendisine ait 116 ada 50 parselin içinde olması gerektiğini, yine hatalı ölçüm sebebiyle kendisine ait bölümün 117 ada 15 parsel içinde, 117 ada 15 parselin bir kesiminin ise kendisine ait 117 ada 19 parselin içinde kaldığını, keşifte gösterdikleri şekilde sınırların düzeltilerek hatanın giderilmesini istemiş, 23.07.2019 tarihinde yapılan keşifte ise 117 ada 15 parselin zilyetleri olan ... çocukları ... ve ... 117 ada 15 ve 19 parsellerin sınırlarının hatalı tespit edildiğini, davayı kabul ettiklerini belirtmiş, aynı tarihli keşifte 116 ada 52 parselin zilyetlerinden ... ve ... ile 116 ada 51 parselin zilyedi ... davayı kabul etmiş, dahili davalılar ... ve ... ise 17.10.2019 tarihli keşifte davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davacı ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi sonrasında, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının 17.10.2019 tarihli keşifte 116 ada 50,51,52,117 ada 15 ve 19 parsellerin sınırlarının hatalı ölçüm sebebiyle karıştığını, 116 ada 51 ve 52 parsellerin keşifte gösterdiği kesimlerinin kendisine ait 116 ada 50 parselin içinde olması gerektiğini, yine hatalı ölçüm sebebiyle kendisine ait bölümün 117 ada 15 parsel içinde, 117 ada 15 parselin bir kesiminin ise kendisine ait 117 ada 19 parselin içinde kaldığını, keşifte gösterdikleri şekilde sınırların düzeltilerek hatanın giderilmesini istediği,117 ada 15 parselin kullanıcıları da keşifte sınırları gösterilen şekilde davayı kabul ettiği, İlk Derece Mahkemesince de davacının 17.10.2019 tarihli keşifteki beyanı esas alınarak 117 ada 19 parselin A ile işaretlenen 123,71 metrekare yüzölçümlü kesiminin 117 ada 15 parsele eklenmesine karar verildiğini, ancak 117 ada 15 parselin kullanıcıları tarafından 117 ada 19 parselin A ile işaretlenen 123,71 metrekare yüzölçümlü kesimine yönelik açılmış bir dava bulunmadığından, dava konusu olmayan 117 ada 19 parselin A ile işaretlenen kesiminin 117 ada 15 parsele eklenmesine karar verilmesi doğru olmadığı, diğer taraftan kullanım kadastrosuna itiraz davalarının, tespit maliki Hazine ve lehine kullanıcı şerhi verilen kişi veya kişiler aleyhine açılacağının kuşkusuz olduğu, hal böyle olunca Orman İdaresinin davada pasif taraf sıfatı bulunmadığını, bu yönde olumlu veya olumsuz hüküm kurulmamasının doğru olmadığı, bu hataların yeniden yargılama yapmaya gerek olmadan düzeltilmesinin mümkün olduğundan İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden düzeltilmiş şekilde davacının davasının kabulüne; Kastamonu ili, Pınarbaşı ilçesi,... köyü 116 ada 50,51,52 parseller ile 117 ada 15 ve 19 parselin kadastro tespitlerinin iptal edilip, fen bilirkişileri ... ... ve ...'nın 04.11.2019 havale tarihli rapor ve ekindeki krokide "B" ve "C" harfi ile gösterilen kesimlerin 117 ada 15 parselden ifraz edilip 117 ada 19 parsele eklenmesine, 117 ada 15 parselin 9.336,09 metrekare yüzölçümüyle tarla niteliği ile beyanlar hanesi aynı kalarak, 117 ada 19 parselin ise 3.748,56 metrekare yüzölçümüyle tarla niteliği ile beyanlar hanesi aynı kalarak Hazine adına tespit ve tesciline, fen bilirkişiler ... ... ve ...'nın 04.11.2019 havale tarihli raporunda "D" gösterilen kısmın 116 ada 52 parselden ve "E" harfi ile gösterilen kesimlerinin 116/51 parselden ifrazı ile 116 ada 50 parsele eklenmesine, 116 ada 50 parselin 18.332,71 metrekarelik tarla vasfı ile beyanlar hanesi aynı kalarak Hazine adına tespit ve tesciline, fen bilirkişiler ... ... ve ...'nın 04.11.2019 havale tarihli raporunda "E" harfi ile gösterilen kısmın ifrazından sonra geriye kalan 1.015,44 metrekarelik kısmın 116/51 parsel olarak tarla vasfı ile beyanlar hanesi aynı kalarak Hazine adına tespit ve tesciline, fen bilirkişiler ... ... ve ...'nın 04.11.2019 havale tarihli raporunda "D" harfi ile gösterilen kısmın ifrazından sonra geriye kalan 734,34 m²lik kısmın 116/52 parsel olarak tarla vasfı ile beyanlar hanesi aynı kalarak Hazine adına tespit ve tesciline, davalı ... İdaresi hakkında açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 nci maddesi uyarınca pasif taraf sıfatı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.