Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebebi, suça konu ürünlerin kişisel kullanım sınırları içerisinde olduğu gözetilmeden yerel mahkemece kurulan mahkûmiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Olay tarihinde yapılan istihbari çalışmalar neticesinde oluşturulan uygulama noktasına gelen sanığın sevk ve idaresindeki kamyonetin gözle görülür kısımlarında kaçak sigaraların bulunduğunun görülmesi üzerine gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine
istinaden gerçekleştirilen aramada 620 karton kaçak sigara ele geçirildiği tespit edilmiştir.

Sanık savunmalarında, suça konu sigaraları Rus pazarında satmak için satın aldığına dair ikrarda bulunmuştur. Bozma sonrası sanık kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katını ödeme gücü olmadığını beyan etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Sanığın sevk ve idaresindeki araçta ticari miktarda ve mahiyette kaçak sigara ele geçirildiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde, davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin katılan olarak kabulüne karar verilmiş olup, suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığı da katılan sıfatı aldığı halde hangi kurum lehine takdir edildiği anlaşılamayacak şekilde katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş olup, hükümde başkaca hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 10 uncu fıkrasında yer alan "katılan kurum" ibaresinden sonra gelmek üzere "olan Tarım ve Orman Bakanlığı" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.