Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5275 sayılı Yasanın “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri” başlıklı 108.maddesinin 2.fıkrasında “tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmüne yer verilmiş olup, bu hüküm nedeniyle sanığın birden fazla tekerrüre esas alınabilecek sabıkasının bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği, bu bağlamda sanığın adli sicil kaydında yer alan Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 1997/29 esas, 1997/57 karar sayılı, 05.05.1997 tarihli ilamı ile hükmolunan ve 05.06.2007 tarihinde infaz edilen 9 yıl 15 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın; aynı Yasanın 53/1-c.maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322.maddesi uyarınca, hüküm fıkralarından TCK'nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere “kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası
uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.