SAYISI: 2022/İHK-25632

SAYISI: K-2022/102317

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacı müvekkilinin malul kaldığını belirterek şimdilik kaydıyla maddi tazminat olarak 5.000,00 TL talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kesin hüküm nedeni ile usulden reddi gerektiğini, arabulucu huzurunda 16.12.2020 tarihinde anlaşma sağlandığını, bu anlaşma ile davacının tüm haklarından feragat ettiğini, müvekkili tarafından davacıya tazminat ödemesi yapıldığını, eksik ödeme olmadığını, davacının başvurusunun kötüniyetli olduğunu, ceza davasında kusur oranlarının değişmesinin arabuluculuk anlaşmasını hükümsüz kılmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından sunulan arabuluculuk anlaşma tutanağının incelendiği, 19.10.2018 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının açtığı ve açacağı sürekli iş göremezlik, tedavi, geçici ve sürekli bakıcı giderleri ve tüm tazminat alacakları kapsamında 50.000,00 TL ana para talepleri birlikte karşılanmak üzere toplam 50.000,00 TL'nin davacı vekilinin hesabına aktarılacağı, davacının tüm maddi tazminat talep ve davalar yönünden fazlaya dair tüm talep ve dava haklarını da içerir şekilde davalıyı, sigortalısını ve sigortalı araç sürücüsünü gayri kabili rücu olarak ibra ettiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.

B. İtiraz sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, KTK'nın 111/2 inci maddesi gereğince, yetersiz ödeme nedeni ile iki yıllık hak düşürücü süre içerinde talepte bulunulabileceğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin gerçek zararını bilmeden ve tam olarak aydınlatılmadan yapılan anlaşmanın fahiş farklar içerdiğini, Tahkim Komisyonunca bilirkişi incelemesi yapılmadan ve gerçek zarar tespit edilmeden davanın reddedildiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18 inci maddesi.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18 inci maddesinin 5 inci fıkrasında arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağının açıkça düzenlenmiş olmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.