Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tebligat tarihinde cezaevinde bulunan sanık ...’e, tebliğ edilen kararın içeriği okunup-anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında; cezaevi idaresince, yokluğunda mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında düzenlenen 21.01.2015 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre, tebliğ işleminin CMK'nun 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmadığı ve hükmün yasa yolu bildiriminde, CMK'nın 263'ncü maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla kararı temyiz edebileceğinin belirtilmediği, dolayısıyla yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, sanık ...’in temyiz isteminin süresinde olduğu ve ayrıca sanığın 07.11.2016 tarihli dilekçesinde temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılması karşısında, eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olmasına göre, mahkemenin 08.11.2016 tarihli ek kararının yok hükmünde bulunduğu; bununla birlikte sanık ...’e yapılan gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinde, ilgili tebligatın sanığın son bildirdiği adrese çıkartıldığı, ancak muhatabın işe gittiğinin tespitinin nasıl yapıldığının tebligat belgesinden anlaşılamadığı, haber verilen komşusunun isimden imtina ettiğinin belirtildiği, sanığın geçici olarak adresinde bulunmadığına dair bilgisine başvurulan kişinin denetime elverişli şekilde adı ve soyadının tespit edilmediği anlaşıldığından 05.02.2015 tarihli tebligatın usulsüz olduğu, 13.03.2019 tarihinde sanığa usulüne uygun olarak yapılan gerekçeli karar tebliği üzerine 13.03.2019 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunan sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 23.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.