Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira ve erken tahliye nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 3.200,00 TL'nın 27/12/2010 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre davacının tüm davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacı ve davalı arasında 03/12/2009-02/12/2010 tarihleri arası dönem için kira sözleşmesi imzalandığını, aylık kira bedelinin 800,00 TL.+KDV olduğunu, kira sözleşmesi uyarınca davalıya yer teslimi yapıldığını, davalının, Eylül 2010-Kasım 2010 ayları arasındaki dönem için aylık 800,00 TL.den 3 ay olmak üzere toplam 2.400,00 TL. kira bedelini ödemediğini, davalının kira borcunu ödememsi nedeniyle akde aykırı davrandığını, bu nedenle 11. madde uyarınca 9600 TL tazminatı ödemek zorunda olduğunu, davalının, kira borcunu süresinde ödememesi nedeniyle davacı idarece kira sözleşmesinin, Üniversite İdari Mali İşler Daire Başkanlığı'nın 05.01.2011 tarih ve 25 sayılı yazısı ile feshedildiğini, feshin haklı ve hukuka uygun olduğunu, belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak aylık 800 TL den 3 aylık kira bedeli 2.400,00 TL ve sözleşme 11.maddesi gereği 9.600,00 TL tazminatın ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davacı tarafından yasal ve hukuken geçerli olarak aktin feshi ve tahliye işlemi söz konusu olmadığını, davacının tek taraflı olarak akdi feshe yetkisinin bulunmadığını, davacının tatil dönemi olduğu için kapalı olan mecura davalının bilgi ve rızası olmaksızın ve hukuka aykırı olarak tecavüz ettiğini ve davalıyı mecurdan haksız ve hukuka aykırı olarak attığını, daha sonra davalıyla yapılmış olan kira sözleşmesi devam ederken kiralananı 12/10/2010 tarihinde başka bir şahsa kiraya verdiğini davalının davacıya kira borcu olmadığını, davalının anılan stand için, elektirik vs. tertibatlar için giderler yaptığını, giderlerin davacının uhdesinde kaldığını, anılan giderlerin belirlenerek, gerekirse ortaya çıkacak borcundan mahsup edilmesini davanın reddini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 03/12/2009 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 11. maddesinde " Kira süresi içinde kiracının, fesih talebinde bulunması, kira dönemi sona ermeden faaliyetini durdurması, işletme ruhsatının her ne sebeple olursa olsun iptal edilmesi veya taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi hallerinde idare 10 gün süreli ihtarname ile durumu kiracıya bildirir ve ihtarnamede yazılı hususlara uyulmasını ister. İhtarnamede belirtilen 10.günün sonunda yerinde yapılacak kontrolde belirtilen hususlara uyulmadığı görülürse kira sözleşmesi tek taraflı olarak fesh edilir, kesin teminatı irat kaydedilir ve son bir yıl kira bedeli tazminat olarak tahsil edileceği ..." kararlaştırılmıştır. Yargılama sırasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda dava konusu kiralananın 12/10/2010 tarihinde bir başka şahsa kiraya verildiği anlaşılmaktadır. Davalı kiracının haksız feshi söz konusu değildir. Davalı kiracının 12/10/2010 tarihine kadar işleyen kira bedelinden sorumlu olduğu, bu tarihten dönem sonuna kadar ki kiralardan ve makul süre kirasından sorumluluğu söz konusu olamayacağından mahkemece 12/10/2010 tarihine kadar ki kira bedelleri hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.