HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; ağaç kesmediğine, fındık dikilen yerin 2/B kapsamında olduğuna, dava konusu yerde fındık bulunmadığına, husumetli orman muhafaza memurunun abartılı tutanak tuttuğuna ve işgal faydalanma suçundan tutanak tutulmadığına ilişkindir.

Orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, sanığa ait fındık bahçesi bitişiğinde açma yapıldığı ve bu alanda kayın ve kestane ağaçlarının kesildiği tespit edilmiştir.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında, yerdeki kuru dalları temizlediğini, fındık dikmediğini beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporlarda suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, yapacak nitelikteki ağaçların motorlu testereyle kesildiği ve yerine 2-5 yaşlarında fındık fidanları dikildiği tespit edilmiştir. Fen bilirkişi raporunda suça konu yerin orman parseli içinde olduğu belirlenmiştir.

Tutanak tanığı, tutanak içeriğinin doğru olduğunu beyan etmiştir.

Suça konu yerde bulunan fındık fidanlarının müsaderesi hususunda mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Davanın dayanağını oluşturan ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde atılı suçları işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

28.03.2024 tarihinde karar verildi.