Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/396 Esas, 2016/398 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,62,53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; lehe hükümlerin uygulanmadığı, kararın bozulmasına ilişkindir.

Sanığın olay günü Elazığ Bingöl yolu üzerinde seyir halinde iken trafik ekipleri tarafından durdurularak ehliyeti istenilmiş şahsın polislere ehliyetini kaybettiğini ve kardeşi ...adına düzenlenmiş olan ancak üzerine kendi fotoğrafını yapıştırmış olduğu iğfal kabiliyetine haiz sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği iddia ve kabul olunan somut olayda temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak,

2. Suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanması yerine sahibine iadesine karar verilmesi,

3. Sanığa ait adli emanetin 2015/354 sırasında kayıtlı nüfus cüzdanının müsaderesine karar verilmesi, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasındaki "...... adına kayıtlı nüfus cüzdanının müsaderesine" ibaresinin hükümden çıkarılarak "sahibine iadesine" ve hüküm fıkrasındaki “... ...adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının sahibine iadesi” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2024 tarihinde karar verildi.