B O Z M A Ü Z E R İ N E

SUÇLAR: Dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Düşme, mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2012 tarihli ve 2012/766 Esas, 2012/1097 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, ikişer kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl 1'er ay hapis ve 1.660,00'ar TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2012 tarihli ve 2012/766 Esas, 2012/1097 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 12.12.2016 tarihli ve 2015/9884 Esas, 2016/10553 Karar sayılı kararı ile, ... her iki katılanı arayan bir şahsın terör örgütüne yataklık yapan kişileri yakalamak için katılanlardan PTT'ye giderek sanık ... adına para yatırmalarını istediği, katılanların bunun üzerine ayrı ayrı 10.000 TL parayı yatırdıkları, bu paraların sanık ... tarafından çekildiği, sanık ...'in savunmasında olayla bir ilgisinin olmadığını, arkadaşı sanık ...'in ricası üzerine paraları çektiğini beyan ettiği, her iki sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda; oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan ceza tayin edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanıklar müdafilerinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin (b) bendine eklenen 6. alt bendi ile TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu düzenlemenin sanıklar lehine olması karşısında; söz konusu kanun değişikliğine göre sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ... nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine, Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2017/253 Esas, 2019/13 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan, sanık ... hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi ve aynı sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşme kararı; sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; katılanlara yönelik ayrı ayrı hüküm kurulmaması ve sanık ... yönünden alt sınırdan ceza tayinine,
Sanık ...'in temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, ilişkindir.

1. Suç tarihinde her iki katılanı ayrı ayrı arayan bir şahsın terör örgütüne yataklık yapan kişileri yakalamak için katılanlardan PTT'ye giderek sanık ... adına para yatırmalarını istediği, katılanların bunun üzerine ayrı ayrı 10.000,00'er TL yatırdıkları, adına havale edilen paraların sanık ... tarafından çekildiği, sanık ...'in savunmasında olayla bir ilgisinin olmadığını, arkadaşı sanık ...'in ricası üzerine paraları çektiğini beyan ettiği, her iki sanığın bu şekilde iki ayrı katılana yönelik olarak üzerlerine atılı dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.

2. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, sanıkların üzerlerine atılı suçun, suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında olması nedeniyle sanıklar ile müştekiler arasında uzlaştırma işlemlerinin yaptırılması için dosyanın Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği, gelen müzekkere cevabında sanık ...'in her iki müşteki ile de uzlaştığı, sanık ...'in ise uzlaşamadığının bildirildiği ..., yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanık ... hakkında uzlaşma nedeniyle kamu davasının düşürülmesine, sanık ...'in ise TCK'nın 157/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına ilişkin inceleme konusu düşme ve mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

1. Sanık ... hakkında verilen düşme hükmü yönünden; sanık hakkında iki ayrı katılana yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan açılmış iki ayrı dava bulunduğu halde, katılanlardan hangisine veya hangilerine yönelik eylemlerinden dolayı düşme kararı verildiğinin açıklanmaması suretiyle, sanık hakkında iki ayrı katılana yönelik eylemleri nedeniyle açılmış iki ayrı dava bulunduğu halde tek dava nedeniyle düşme kararı verilmesi,

2. Sanık ...hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; sanık hakkında iki ayrı katılana yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan açılmış iki ayrı dava ve görevsiz mahkemece bozma öncesinde verilmiş iki ayrı mahkumiyet hükmü bulunduğu halde, katılanlardan hangisine veya hangilerine yönelik eyleminden dolayı denetime imkan verecek şekilde hüküm kurulduğunun açıklanmaması ve ikinci eylemle ilgili bir karar verilmemesi,

nedenleriyle sanıklar hakkında kurulan düşme ve mahkumiyet hükümleri hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2017/253 Esas, 2019/13 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2024 tarihinde karar verildi.