Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davacı vekili ile davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı ve davalı itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.12.2020 tarihinde davalıya kasko/İMM poliçesi ile sigortalı aracın davacıya ait araca çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıya ait aracın hasarlandığını, ekspertiz incelemesinde gerçek zararın 139.020,04 TL olarak tespit edildiğini, bunun 41.000,00 TL'sinin trafik sigortacısından talep edildiğini, aşan kısım 98.020,04 TL gerçek zararın taraflarına ödenmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL hasar bedeli tazminatının ve 1.317,58 TL ekspertiz ücretinin işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; 02.08.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 123.043,65 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin fahiş olduğunu, kazanın kurmaca olduğunu ve varlığının ispat edilemediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, hasar miktarının genel şartlardaki esaslara göre hesaplanması gerektiğini, KDV’den sorumlu olmadıklarını, avans faizi taleplerinin haksız olduğunu, vekâlet ücretinin her iki taraf için de 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 61.501,94 TL'nin 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Allianz Sigorta A.Ş.'den alınarak davacı şirkete ödenmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; bilirkişi raporunda belirlenen tutarın yetersiz olduğunu, müvekkilinin gerçek zararının karşılanmadığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davaya konu kazada suistimal şüphesi bulunduğundan başvurunun reddi gerektiğini, bilirkişi raporundaki tutarın fahiş olduğunu, KDV'den sorumlu olmadıklarını, iskonto uygulanmaksızın yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ve davalı itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının onarımı yaptıracağı yeri belirleme konusunda serbest olduğunu, davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanmasının davacı sigortalıyı bağlamayacağını, bir an için uyuşmazlıkta iskonto uygulanabileceği kabul edilse dahi somut olayda uygulanan %22 oranındaki iskonto fahiş bir miktar olup piyasa şartları ve gerçeklikle bağdaşmadığını, karara esas bilirkişi tarafından hazırlanan hasar raporunda bir kısım hasarlı parçalar ve işçiliklerin dikkate alınmadığını, ayrıca, aynı kazaya ilişkin olarak Zorunlu Trafik Sigortası poliçesi kapsamında yapılan 2021.E.47336 sayılı başvuru çerçevesinde yürütülen tahkim sürecinde alınan 20.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda müvekkiline ait araçta oluşan gerçek zararın bedelinin iskontosuz KDV dahil 149.419,73 TL olduğunun tespit edildiğini, davanın tam kabulüne karar verilmesi, gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; açılan hasar dosyalarında olay içerisinde yer alan suistimal şüphelerinin giderilmesi amacıyla müvekkili şirket tarafından bağımsız ve tarafsız bir araştırma ekibi ataması yapıldığını, hazırlanan araştırma raporu sonucunda oluşan hasar ile kazanın uyumsuz olduğunun tespit edildiğini, kasko sigortasının bir meblağ sigortası da olmadığı gözeltildiğinde müvekkili şirket nezdinde temerrütün gerçekleşmediğini, başvuranın şüpheli taleplerinin evrak üzerinden incelenmesinin mümkün olmadığını, uyuşmazlığın tahkim yargılamasında görülmesinin imkansız olması sebebiyle alınan İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını, dosyadan el çekilmesi gerektiğini, karşı vekâlet ücretinin 1/5 olarak hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
davalı ... tarafından Kasko Sigortası kapsamında İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta (İMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıya ait araçta oluşan hasar bedeli ve ekspertiz ücreti talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Davalı vekili tarafından, meydana gelen kaza ile hasarın uyumsuz olduğu ileri sürülerek zararın poliçe teminatı kapsamı dışında olduğu iddia edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından dosya üzerinde yapılan incelemeler çerçevesinde başvurana ait plakalı araç üzerinde, bilirkişi tarafından 24.07.2021 tarihinde düzenlenen ekspertiz raporuna binaen başvuranın aracında 30.12.2020 tarihli kaza neticesinde KDV dahil 102.501,94 TL hasar bedeli oluştuğu, sigorta şirketinin tespit edilen hasarın ZMMS teminatını aşan 61.501,94 TL'sinden sorumlu olduğu kanaati ile 61.501,94 TL üzerinden başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince aracın zarar/ziyanı konusunda, yargılama kapsamında SBM tarafından görevlendirilen teknik bilirkişinin hasar bedeli hususundaki tespiti, dosya kapsamındaki açıklama ve belgeler uyarınca uygun görüldüğünden iddia edilen hususlara ilişkin davalı tarafından somut bir delil sunulamadığı gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya içeriğinden dava konusu kaza nedeni ile hasar meydana gelip gelmediği hususunda yeterli inceleme ve araştırmanın konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi tarafından değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Dava konusu araçla ilgili eldeki dosya davacısının karşı araç trafik sigortacısına hasar tazminatı için yapmış olduğu tahkim başvurusunda İtiraz Hakem Heyeti tarafından 05.11.2021 tarihli ve 2021/İHK-37074 sayılı kararı ile karar verildiği, eldeki dosya ile aynı gün temyiz incelemesi yapılan Dairenin 2024/1863 Esas sayılı dosyası ile bozma kararı verildiği, eldeki dosya ve anılan dosyanın davaya konu kaza tarihinin aynı (30.12.2020) olduğu; Dairenin 2022/386 Esas sayılı dosyası ile de aynı tarihli kaza (30.12.2020) nedeni ile eldeki davanın karşı araç maliki tarafından kendi kasko sigortacısına açtığı davanın temyiz incelemesinin görüldüğü; yine Dairenin 2022/997 Esas sayılı dosyası ile 25.05.2023 tarihinde temyiz incelemesi görülen davada ilk iki dosyadaki aynı aracın trafik sigortacısına karşı açılan 09.02.2021 tarihli kaza ile ilgili başvurunun olduğu görülmektedir.
Bütün bu dosyalar birlikte gözetildiğinde ve dosya kapsamında dava konusu kazaya ilişkin karşı araç sürücüsü ile birlikte tutulan kaza tespit tutanağının mevcut olduğu da görülmekle İstanbul Teknik Üniversitesinden (İTÜ) seçilecek bilirkişi heyetinden dava konusu araç, modern araçlarda bulunan ve Control Unit (ECU) (elekrtonik beyin kontrol ünitesi) ile haberleşerek araçların her türlü aksam ve parçaları hakkında bilgi alan ve bu ünitelere kaydedilen arızaları okuyabilen cihaz olan diagnostik test cihazına bağlanarak inceleme yaptırılmak suretiyle 30.12.2020 tarihinde böyle bir kaza nedeni ile hasar meydana gelip gelmediği hususunda rapor alınıp hasar oluştuğunun belirlenmesi halinde bu kaza ile ilgili hasar kapsamına göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.