SAYISI: 2019/357 Esas – 2021/90 Karar

Taraflar arasındaki kurum zararının tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nda bir dönem belediye başkanlığı yapan davalı ... ile Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü davalı ...'ın, gazete ve dergi alımı sureti ile Belediye bütçesinden yapmış oldukları yersiz harcamalar ile belediyenin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini belirterek, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği'nce belirlenen toplam 441.626,90 TL kamu zararının yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; davacı vekili 22.07.2019 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile, talebin konusunun 88.836,00 TL'lik gazete alımı ve 286.900,00 TL'lik dergi alımına ilişkin olduğunu beyan etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davaya dayanak yapılan rapor kapsamında geçen ve kamu zararı olduğu iddia edilen alım ve harcamalar açısından yasa gereğince müvekkilinin savunmasının alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken müvekkilinden savunma alınmaksızın raporda geçen alım ve harcamaların kamu zararı oluşturduğu yönünde rapor düzenlenmesi ve bu rapor doğrultusunda davalı müvekkilinden talepte bulunulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, tazmin raporunda belirtilenin aksine davalının herhangi bir kamu zararından sorumlu olması veya davalı tarafından herhangi bir kamu zararına sebebiyet verilmesinin söz konusu olmadığını, meydana geldiği iddia edilen kamu zararından sorumlu olabilecek kişilerin 5018 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde tanımlanmış olmakla madde metnine göre sorumluluğu bulunan kişilerin Bakanlar, Üst Yöneticiler ve Harcama Yetkilileri olarak tanımlandığını, öncelikle müvekkilinin üst yönetici veya harcama yetkilisi olmadığını, davacı tarafından da bilindiği üzere müvekkilinin 20.07.2015 tarihinde Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğüne vekaleten atandığını, vekaleten hizmet yapmış olduğu dönem kapsamında davalıya verilmiş bir harcama yetkisi bulunmadığı gibi bu nitelikte yapılmış olan bir görevlendirmenin de tebliğ edilmediğini, bu nedenle davalı müvekkilinin oluştuğu iddia edilen bir kamu zararından üst yönetici veya harcama yetkilisi olarak sorumlu tutulabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, alım yapılan dergilerin tamamında Belediye Başkanlığınca yapılan hizmetlerin anlatımının bulunduğu bölümler bulunmakla birlikte alımların bu kapsamda yapıldığını ve alımı yapılan dergilerin tamamının kamuyu aydınlatma ve hesap verme yükümlülüğü kapsamında kamu kurumlarına ve Ünye ahalisine bedelsiz olarak dağıtıldığını, 5393 sayılı Belediye Kanunun Belediyenin Giderleri Başlıklı 60/n maddesinde “Sosyal-Kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler kapsamında yapılan giderler”in belediyenin giderleri arasında sayıldığını, gazete ve dergi alımı ve okunmasının sosyal ve kültürel bir olay olduğunu, bu durumda alımı yapılan dergilerin hizmetin bir gereği olduğu ve yasal olarak alımlarında hukuki bir engel bulunmadığını, harcama aşamasında ise harcamayı tevsik eden yasal belgelerin bulunduğunu ve muhasebe tekniğine uygun olarak kaydının yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kamu zararlarından sorumlu olan kişilerin 5018 sayılı Kanunun 10 uncu ve devamı maddelerinde tanımlanmış olmakla madde metnine göre sorumluluğu bulunan kişilerin Bakanlar, Üst Yöneticiler ve Harcama Yetkilileri olarak tanımlandığını, dava dilekçesi kapsamında kalan hususlardaki tüm harcama yetkilerinin, mevzuat kapsamında müvekkili tarafından birim amirlerine devredildiğini, bu anlamda harcama yetkilisi konumunda olmayan müvekkilinin olabilecek bir kamu zararından sorumlu tutulabilmesinin de mümkün olmadığını, dava açılmasına dayanak yapılan raporda müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin temel noktasının dergiler ve gazeteler açısından dergilerin ve gazetelerin ne şekilde, hangi amaçla, nerelere dağıtıldığının açık bir şekilde belli olmaması ile Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine göre düzenlenmesi gereken belgelerde eksiklik olduğu hususu olmakla müvekkilinin kanunun kendisine yüklemiş olduğu görevler arasında harcama belgelerinin düzenlenmesi veya alımı yapılan dergi ve gazetelerin dağıtımının denetlenmesi gibi yükümlülüğü olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan usul ve yasaya uygun, denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun Belediyenin Giderleri ile ilgili 60 ıncı maddesinde; ''Sosyo-Kültürel Etkinlikler için gider yapılmasının'' ve Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin Tarifeye Bağlı Ödemeler ile ilgili 27 nci Maddesinde; ''özel hukuk tüzel kişilerince sunulan tekel niteliğindeki (...) gazete, dergi, radyo, televizyon ve benzeri araçların abone giderlerinin ödenmesinin'' ön görüldüğü, meri mevzuat hükümlerine göre alımı ön görülen ve Medya Ajans...firmasından satın alınan dergiler hususunda ve Vizyon Day. Yük. Mal. Tic. Ltd. Şti. ve Alp Medya Ajans... ünvanlı firmalardan satın alınan gazeteler hususunda ilgililerin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı ve bu alacak kalemleri yönünden davacının davasının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri tarafından düzenlenen raporda açıkça 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun 22/d maddesi gereği alımı yapılan yerel bir derginin Periyodik Yayın Alımları kaleminden hangi amaçla alındığı, dergi alım miktarının hangi kritere göre tespit edildiği ve dağıtımlarının nerelere olacağı bilgilerine ulaşılamadığını, yıllara göre dergi alım tutarının arttığını, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine göre düzenlenmesi gereken belgelerde ciddi eksiklikler olduğunun tespit edildiğini, Mülkiye Başmüfettişi tarafından düzenlenen 28.12.2018 tarihli tazmin raporunda da açıkça belirtildiği üzere derginin hangi amaçla, nerelerde kullanılacağı veya alım nedeni konusunda bilgiye yer verilmediğini, alım tercihi olarak düzenli aralıklarla alım yapıldığının harcama onay belgesinde bilgi olarak belirtildiğini, bu alım yöntemine ve Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğine göre düzenlenmesi gereken teklif mektubunun, buna istinaden piyasa fiyat araştırma tutanağının, yasaklılık teyidi belgesinin bulunmadığını, ayrıca Muayene Kabul Belgesinde alımı yapıldığı anlaşılan 590 adet derginin nerelere ve kaçar adet dağıtıldığı hususunda dosyada herhangi bir belgenin bulunmadığının tespit edildiğini, kamu kaynağının harcanmasında görevli ve yetkili olan kamu görevlilerinin, bütçelerinde kendilerine tahsis edilmiş olan kaynakları etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasından sorumlu olduklarını, kurumların gazete ve dergilere abone olabileceğini fakat gereğinden fazla alınmasının ve kurum içi her bir birim ile kurum dışı yerlere dağıtılmasının, kaynakların verimli ve ekonomik kullanılması ilkesine uygun düşmediğini ve abone olunan gazetelerin hangi objektif ve somut kritere göre seçildiğinin de açıkça belirtilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'nda Belediye Başkanı ve Belediye Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü olan davalıların görev yaptıkları dönemde, gazete ve dergi alımı sureti ile belediye bütçesinden harcamalar yapıldığı, tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere alınan bu gazete ve dergilerin, belediyeye ait kuruluşlara, esnafa ve vatandaşlara dağıtıldığı, dosya kapsamından davaya konu gazete ve dergilerin fiilen satın alınmadığı yönünde bir bulguya rastlanmadığı, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 38 inci maddesinin "o" bendinde; temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanmanın Belediye Başkanının görev ve yetkileri arasında sayıldığı, 60 ıncı maddesinin "k" bendinde; temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderlerinin belediyenin giderleri arasında gösterildiği, aynı maddenin "n" bendinde ise sosyo-külterel etkinlikler için yapılacak ödemelerin, belediye giderleri arasında zikredildiği, yine Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi'nin 3 üncü maddesinde; temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayininin Belediye Başkanı'nın takdirine tabi olduğunun düzenlendiği, öte yandan Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği'nin 27 nci maddesinde; gazete, dergi, radyo, televizyon ve benzeri araçların abone giderlerinin ödenmesinde aranacak ödeme belgeleri zikredilirken, dolaylı yoldan, belediyelerce gazete ve dergi aboneliği sağlanmasının mümkün olduğunun vurgulandığı, tüm bu yasal düzenlemeler uyarınca; davacı ... Belediyesi'nin davaya konu ettiği gazete ve dergi aboneliğine ilişkin harcamaların, Belediye'yi temsilen yapılan, amirin takdir yetkisi içerisinde mütalaa edilebilecek, temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri nevinden harcamalar olduğu kanaatine ulaşıldığı, bu sebeple yapılan harcamaların hiç birinin belediye bütçesinden karşılanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bu itibarla davanın esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak AAÜT'nin 13/4 maddesi uyarınca, maddi tazminat istemli davaların tamamen reddi durumunda avukatlık ücretinin maktu nitelikte belirlenmesi gerekirken, nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu yanılgılı uygulamanın giderilmesinin yargılamanın yenilenmesini gerektirmediği, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca hüküm fıkrasındaki bu eksikliğin istinaf aşamasında yeniden esas hakkında karar verilerek giderilebileceği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddi ile hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalılardan ...'ın davacı ... Belediyesinde Belediye Başkanı ve davalı ...'ın Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü olarak görev yaptığı dönemde dergi alımı ve günlük gazete alımı gideri kapsamında yapılmış olan harcamalardan kaynaklı kurum zararının tazmini talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 11 inci ve 71 inci maddesi, 5393 Sayılı Belediyeler Kanunu’nun 37 nci maddesi, 38 inci maddesinin (a) ve (o) bendi, 60 ıncı maddesinin (k) ve (n) bendi, Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği'nin 27 nci maddesinin (d) bendi.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle hükme esas alınan Sayıştay Uzman Denetçileri tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda dava konusu 286.900,00 TL'lik dergi alımına ilişkin olarak dergi alımlarının, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22/d maddesi kapsamında doğrudan temin usulü ile yapıldığı, alımların gerekçesinde genellikle ''Ünye Belediyesinin Faaliyetlerinin Tanıtımını vb.'' amaçlandığının belirtildiği, alımların 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22/d maddesine uygun olarak yapıldığı ve dergilerin fiilen teslim alındığına dair teslim-tesellüm makbuzlarının tanzim edildiği, alımı yapılan dergilerin nerelerde kimlere dağıtılacağına dair belgeye/karara ulaşılamasa da bilgilerine başvurulan tanıkların dergilerin dağıtıldığını beyan ettiği, 88.836,00 TL’lik günlük gazete alımına ilişkin olarak ise, alımların 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22/d maddesi kapsamında doğrudan temin usulü ile gerçekleştirildiği, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22/d maddesine uygun olarak yapıldığı ve gazetelerin fiilen teslim alındığına dair teslim-tesellüm makbuzlarının tanzim edildiği, alımı yapılan gazetelerin nerelerde kimlere dağıtılacağına dair belgeye/karara ulaşılamasa da bilgilerine başvurulan tanıkların gazetelerin dağıtıldığını beyan ettiği, 5393 sayılı Belediye Kanununun Belediyenin Giderleri ile ilgili 60 ıncı maddesinde; ''Sosyo-Kültürel Etkinlikler için gider yapılmasının'' ve Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin Tarifeye Bağlı Ödemeler ile ilgili 27 nci maddesinde; ''özel hukuk tüzel kişilerince sunulan tekel niteliğindeki (...) gazete, dergi, radyo, televizyon ve benzeri araçların abone giderlerinin ödenmesinin'' ön görüldüğü, meri mevzuat hükümlerine göre alımı ön görülen ve satın alınan dergiler ve gazeteler hususunda ilgililerin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının belirlenmiş olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.