Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2014/163 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasına mahkûmiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine, bozulmasına ilişkindir.

Sanık ...'un katılan ...'dan borç para aldığı, borç olarak aldığı bu paraları ödeyemeyince sanığın almış olduğu borçlara karşılık olmak üzere katılana sahte ve aldatma yeteneği bulunan Finans Bank AŞ ... Şubesine ait İstanbul, 27.05.2013 keşide tarihli, keşidecisi ...Yapı İnş. Taah. Dış. Tic. Ltd. Şti olan... Gıda Toptan ... emrine yazılı 21.350,00 TL bedelli ve 0463222 seri numaralı çeki bu niteliğini bilerek arkasını cirolamak suretiyle vererek atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2024 tarihinde karar verildi.