Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin davacının ceza evinde fazladan kalması nedeniyle 42.289,75 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın 27.10.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 13.049,37 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın 27.10.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının daha önce infaz ettiği ancak mahkumiyet kararına konu suçun uzlaşma kapsamında bulunması nedeniyle infazının durdurulduğu ve sonrasında aynen infaz kararı verilerek davacının ikinci kez aynı cezayı infaz ettiğinden bahisle fazladan ceza evinde kalan davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/338 Esas, 2007/212 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacı hakkında dolandırıcılık suçundan yapılan yargılama sonunda 2 yıl hapis ve 8.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, hükmün 20.05.2013 tarihinde kesinleştiği, davacı hakkında anılan mahkumiyet hükmü dışında çeşitli mahkemelere ait kesinleşmiş hükümlerin Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/474 D. İş sayılı toplama kararı ile 7 yıl 42 ay 615 gün hapis cezası olarak infazına karar verildiği, davacının toplama kararı üzerine düzenlenen müddetname uyarınca şartla tahliye tarihinin 05.11.2018, bihakkın tahliye tarihinin ise 30.08.2022 olduğu, tazminat talebinin dayanağı olan dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığından bahisle yapılan uzlaşma talebi üzerine Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/338 Esas, 2007/212 Karar sayılı ek kararı ile 076.01.2017 tarihinde 2 yıl hapis ve 8.000,00 TL adli para cezasının infazının durdurulmasına karar verildiği ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/338 Esas, 2007/212 Karar sayılı ek kararı ile 07.09.2017 tarihinde infazın kaldığı yerden devamına karar verildiği, infaz durdurma üzerine içtima kararının çözülerek bu kez kesinleşmiş hükümlerin Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/8 D. İş sayılı toplama kararı ile 5 yıl 54 ay 30 gün hapis cezası olarak infazına karar verildiği, davacının toplama kararı üzerine düzenlenen müddetname uyarınca şartla tahliye tarihinin 27.04.2015, bihakkın tahliye tarihinin ise 19.01.2020 olduğu, ilk derece mahkemesince hükümlülük tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacının 16.03.2016-15.02.2017 tarihleri arasında fazladan ceza infaz kurumunda kaldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı hakkında düzenlenen müddetnameler uyarınca infaz edilen sürenin içtima kararına konu toplam mahkumiyet hükümlerinin bihakkın tahliye tarihinden fazla olmadığından bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.07.2024 tarihinde karar verildi.