D U R U Ş M A T A L E P L İ
İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1-2-a,g maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli ve 2018/35 Esas, 2020/48 Karar sayılı kararı ile,
1. Sanıklar ... ve...'ın, katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
2. Sanık ...'in, katılan ...'a yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1,3-e, 87/2-b-c, 21/2, 53/1-3. maddeleri uyarınca 6 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/1516 Esas, 2020/1908 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ... ve... müdafiileri ile katılan vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, temel cezanın fazla oranda tayin edildiğine, olası kast sebebiyle uygulanan indirimin az olduğuna, takdire bağlı indirimin uygulanması gerektiğine,
2. Katılan vekilinin temyiz istemi özetle, tüm sanıkların birlikte ve iştirak iradesi içerisinde hareket ettiklerine, her birinin ayrı ayrı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmaları gerektiğine, sanık ...'e verilen cezanın yetersiz olduğuna, olası kast indiriminin uygulanmaması gerektiğine,
3. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi, sanık Memet'in kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, sanıklar ... ve...'ın ise kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım etme sıfatıyla ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiğine,
İlişkindir.
1. Sanık ...'in, "mavi bar" isimli iş yerinin müşterisi olduğu, burada çalışmakta olan tanık ...'a arkadaşlık telifinde bulunduğu, kabul etmemesi üzerine aralarında zaman zaman tartışmalar yaşandığı, olay günü tanık ...'in telefonuna "ben diyeceğimi dedim, insanlara sebep olacaksın" şeklinde tehdit içerikli mesaj gönderdiği, ardından sanık ...'in, akrabası olan sanık ... ve arkadaşı olan sanık ... ile buluşup farklı yerlerde alkol aldıkları ardından sanık ...'un kullandığı minibüs ile harekete geçip "mavi bar" isimli işyerine yakın bir yerde durdukları, sanık ...'in yüzüne maske takarak araçtan inip yürüme mesafesindeki "mavi bar" isimli işyerinin önüne geldiği, ardından pencereye doğru yakın mesafeden ruhsatsız tabancası ile sekiz el ateş ettiği, bar içerisinde pencere yanındaki masada oturmakta olan katılan ...'ın başından isabet alarak yaşamsal tehlike geçirecek, hayati fonksiyonlarına etkisi ağır (4.) derecede kemik kırıklarına neden olacak, yüzünde sabit ize, duyu ve organların birinin işlevinin sürekli yitirilmesine ve konuşma yeteneğinin kaybolmasına yol açacak şekilde yaralandığı, işyerinin dört adet pencere camında ve beş adet de pencereye yakın duvar da mermi isabet izlerinin tespit edildiği, sanık ...'in atışlarını bitirdikten sonra koşar adım olay yerinden kaçtığı esnada kendisini bar çalışanları ve tanıkların kovaladığı, ardından olay yerine yaklaşık üç dakikalık yürüme mesafesinde bulunan, içerisinde sanıklar ... ve...'ın bulunduğu dörtlüleri yanık
ve arka yolcu sürgü kapısı açık vaziyette kendisini beklemekte olan minibüsü telaşla önce farketmeyip 3-4 metre geçtiği, sanık ...'un aracı hakaret ettirip sanık ...'e yaklaşarak araca aldığı, sanık ...'in yüzünde maske ve elinde tabanca olduğu halde bindiği aracın hızla olay yerinden uzaklaştığı anlaşılan olayda;
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık ... ile katılanın olaydan önce birbirlerini tanımadıkları, aralarında öldürmeyi gerektirir husumetin söz konusu olmadığı, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, kroki, fotoğraflar, kamera görüntüleri ve olay yerinde yapılan keşif üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda, iş yeri pencerelerinin buzlu cam ile kaplı olup, dışarıdan bakıldığında içerisindeki kişilerin ve masaların görülmediği, sanık ...'in ateş etmesi sonucunda cam kenarında oturan katılanın ve ya diğer kişilerin yaralanabileceği öngörmesine rağmen sonucu kabullendiği ve olursa olsun saikiyle hareket ederek ateş etme eylemini gerçekleştirdiği, bu itibarla suç vasfının olası kastla nitelikli kasten yaralama olarak doğru bir biçimde belirlendiği, sanık ...'in cezasından olası kast sebebiyle asgari oranda indirim uygulanmasının yerinde olduğu, olası kasta iştirak etmenin ise yasal olarak mümkün görülmediği anlaşılmakla, sanıklar... ve ... hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmediği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulanmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafii, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık ...'in, katılanı, yaşamsal tehlike geçirecek, hayati fonksiyonlarına etkisi ağır (4.) derecede kemik kırıklarına neden olacak, yüzünde sabit ize, duyu ve organların birinin işlevinin sürekli yitirilmesine ve konuşma yeteneğinin kaybolmasına yol açacak şekilde yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli hali (5237 sayılı Kanunun 87/1-d-c, 87/2-b-c ve 87/3. maddeleri) ihlal ederek eylemini gerçekleştiren sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanunun 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, katılanda meydana gelen zarar ver tehlikenin ağırlığı uyarınca aynı Kanunun 3. maddesindeki ''orantılılık'' ilkesi ve 61. maddesindeki kıstaslar dikkate alınarak, ''üst sınırdan'' ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık ...'e eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde asçıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/1516 Esas, 2020/1908 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka
aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri, temel cezanın üst hadden verilmemesi nedeniyle yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/1516 Esas, 2020/1908 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bafra Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.07.2024 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Sanık ...'in...isimli iş yerinde çalışan ...isimli kadına arkadaşlık teklif ettiği ancak ...'in bu teklifi kabul etmemesi nedeniyle aralarında tartışmalar yaşandığı, en son telefon görüşmesinde "Ben diyeceğimi dedim insanlara sebep olacaksın" diyerek tehdit içerikli mesaj attıktan sonra sanığın akrabası olan diğer sanık ... ve akrabası olan sanık ... ile buluşup birlikte alkol aldıkları akabinde ...'un kullandığı minibüs ile söz konusu iş yerinin bulunduğu sokağa girdikleri, sanık ...'in kafasına maske takarak elinde tabanca olduğu halde minibüsten indiği ve iş yerine doğru defalarca ateş ettiği, iş yerinin zarar gördüğü bu arada pencere kenarında müşteri olarak oturan katılanın kafasına isabet eden bir mermi nedeniyle yaralandığı, olayda sayın çoğunluk diğer sanıklar ... ve...'ın beraatlerine yönelik hükmün onanmasına karar vermiş ise de bu karara katılmıyorum şöyle ki; sanık ...'in olay yerine hazırlıklı gittiği maske ve silahla araçtan indiğinin diğer sanıklarca görülmesine rağmen aracın kapısı açık ve çalışır vaziyette sanığı bekledikleri ve sanık ...'in işini bitirdikten sonra araca alarak hep birlikte kaçtıkları, olayın olduğu sokağın yol güzergahı veya tesadüfen geçilen bir yer olmadığı, diğer sanıkların ...'in isteği üzerine olay yerine geldikleri ve işlenecek suçtan haberdar olup yardım etmeyi kabul ettiklerinin anlaşıldığı, ancak sanık ...'in olay yerine gidiş amacının ...'e gözdağı vermek amacıyla çalıştığı iş yerini kurşunlamak olduğu, diğer sanıkların da bu silahlı tedhit suçuna yardım etmek amacıyla orada bulundukları, ...'in olası kastla orada birini yaralayacağını ön göremedikleri bu nedenle diğer sanıkların meydana gelen olası kastla yaralama suçundan sorumlu tutulamayacakları anlaşılmakla birlikte yardım etmeyi kabul ettikleri ve gerçekleşen silahlı tehdit suçuna yardım eylemlerinin sübut bulduğu ve sübut bulan bu suç nedeniyle cezalandırılmaları gerektiği ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.