Müsadere
Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2022 tarihli ve 495-746 sayılı ek kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 495-746 sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyetine dair hükmün, sanık müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/3688 Esas, 2021/1208 Karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanmasına karar verdiği ve kesinleştiği, 14.03.2022 tarihli ek kararla Adlî emanetin 2015/1375 sırasında kayıtlı eşyaların müsaderesine karar verildiği anlaşılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54. ve 55. maddelerinde düzenlenen müsadere bir güvenlik tedbiri olup, müsadere kararları yönünden kural olarak asıl hükmün tabi olduğu kanun yoluna başvurabileceği ancak bağımsız olarak verilen müsadere kararlarında ise karar tarihine göre ikili bir ayırım yapmanın gerektiği;
1- Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçmeden yani 20.07.2016 tarihinden önce bağımsız olarak verilen müsadere (veya iade) kararları yönünden 04.06.1936 gün ve 12-14 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca karar tarihindeki miktara ve 5219 sayılı Kanun ile değişik 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesinde belirtilen kesinlik sınırına göre kararın kesin olup olmadığı belirlenecektir. Buna göre, 20.07.2016 tarihinden önce bağımsız olarak verilen ve kesin olmayan kararlar temyiz kanun yoluna tabi olacaktır.
2- 20.07.2016 tarihi ve sonrasında bağımsız olarak verilen müsadere (veya iade) kararları, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 256 ve 258. maddeleri uyarınca, istinaf kanun yoluna tabi olacaktır.
Açıklanan nedenlerle;
5271 sayılı Kanun'un 256/1. ve 258. maddeleri uyarınca 14.03.2022 tarihinde bağımsız olarak verilen müsadereye dair ek kararın aynı Kanun’un 258/1. maddesine göre temyiz kanun yoluna değil, istinaf kanun yoluna tabi olduğunun anlaşılması karşısında; aynı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafiinin talebi, istinaf talebi niteliğinde kabul edilerek, aynı maddenin 2. fıkrasına göre istemi incelemeye yetkili ve görevli mercie iletilmek üzere dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 08.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.