Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olay tarihinde sanığın sürücülüğünü yaptığı tankerde önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, tankerin üst tarafında bulunan kapaklar açıldığında tamamının dolu olduğunun görüldüğü ve yapılan incelemede 26.09.2013 tarihli İnönü- PAL analiz raporuna göre ham petrol olduğu belirlenen 22.875 litre akaryakıtın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, ele geçen ürünü Kızıltepe ilçesinde tamircilerden toplama usulü satın aldığını, ürünlerin içerisinde benzin, mazot ve yağ bulunmadığını beyan etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Olay tutanağı, sanık savunması, analiz raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar mahkemece sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, yakalanan eşyanın ham petrol özelliği göstermesi ve söz konusu ürünün ulusal marker uygulamasına tabi olmaması karşısında, öncelikle suça konu eşyanın yerli ya da yabancı menşeili olup olmadığı yönünde yeniden analiz yapılarak rapor alınması ardından eşyanın yabancı menşeili olduğunun anlaşılması durumunda atılı suçun 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 05.07.2024 tarihinde karar verildi.