Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/560 Esas, 2016/183 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçunun yanı sıra mala zarar verme suçundan da mahkûmiyet kararının verildiği, bu kararın miktar itibariyle kesin nitelik taşıdığı, Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından verilen 22.09.2021 tarihli, 2020/19829 Esas, 2021/14872 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan kurulan hükmün kesin olması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verildiği, karar sonrası Yerel Mahkeme tarafından yalnızca hırsızlık suçu bakımından hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken, daha önce kesin bir şekilde hüküm kurulan mala zarar verme suçunun da yargılama kapsamına dahil edilmesi sonucu verilen 02.06.2022 tarihli ve 2021/667 Esas, 2022/517 Karar sayılı mala zarar verme suçuna ilişkin kararın hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan bozma sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesinin, aynı Kanun'un 145. maddesinden önce uygulanması suretiyle anılan Kanun'un 61/5. maddesine aykırı davranılması netice cezayı değiştirmediğinden sonuca etkili görülmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5395 sayılı Kanun'un 11. maddesinde; "Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır" biçimindeki düzenleme gözetilmeden, 15-18 yaş grubunda olup ceza sorumluluğu bulunduğunda kuşku bulunmayan suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verilip, ayrıca 5395 sayılı Kanunun 5/1-b ve 5/1-c maddeleri uyarınca eğitim ve danışmanlık tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından "5395 sayılı Kanun'un 5/1-c maddesi uyarınca danışmanlık tedbiri ve 5/1-b maddesi uyarınca eğitim tedbiri uygulanmasına,” ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.