SAYISI: 2022/İHK- 8365
SAYISI: 2022/8365
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 41.000,00 TL olarak yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediği, iyileşme süresi dolmadan rapor alındığını, kusurun ispat edilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olabileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça maluliyet raporu sunulduğu ancak ara kararla atanan doktor bilirkişi heyeti aracılığı ile yeniden rapor alındığı söz konusu 04.01.2022 tarihli raporda davacıda oluşan skar izinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki cetveller esas alındığında vücut yüzey alanının %1 'ini geçmediği anlaşıldığından, maluliyet hali/engellilik durumu oluşmadığının tespit dildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
A.İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; üniversite maluliyet raporunda sürekli maluliyetin % 5 olarak tespit edildiğini, hakem tarafından tayin edilen bilirkişi raporunda sürekli maluliyet olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, davacının skarı yüz bölgesinde olup 5 cm lik cilt kesisi olduğunu ve sabit iz niteliğinde olduğundan sundukları maluliyet raporunun hükme esas alınmasını aksi halde başka hastaneden rapor alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça sunulan maluliyet raporunda maluliyet oluştuğu belirtilmiş ise de Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki cetveller esas alınarak düzenlenen maluliyet raporunda davacıda oluşan skar izlerinin vücut yüzey alanının %1 'ini geçmediğinden maluliyeti oluşmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepler
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itirazında ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının başvuru yaparken sunduğu Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Adli Tıp Ana Bilimdalı Başkanlığı’nın 20.08.2021 tarihli maluliyet raporu; Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki yönetmeliğe göre düzenlenmiş, başvuranın maluliyet oranının %5 olduğu belirlenmiştir. Rapora itiraz nedeniyle Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 04.01.2022 tarihli doktor heyet bilirkişi raporunda “Türkiye'de ortalama vücut yüzey alanı 1.7 metrekare kabul edildiğinde; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği ekindeki cetveller esas alındığında; maluliyet oranı değerlendirmesine alınabilmesi için boy ve kilo esas alınarak yapılan vücut yüzey alanı hesaplamasına göre ortalama bir insanın (kilo: 70 kg, boy: 170 cm) vücut yüzey alanının %1 'ini (=180 cm2) geçmediği anlaşıldığından, maluliyet hali/engellilik durumu oluşmadığı, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre kişinin engel oranının O (sıfır) olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.” yönünde görüş bildirilmiştir.
Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetlerince söz konusu rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ile bağdaşmamaktadır. Zira davacı tarafça sunulan raporda, davacıda %5 oranında maluliyet tespit edilmiş, tahkim aşamasında alınan raporda ise davacıda %0 maluliyet oluşmadığı belirtilmiştir. Bu durumda maluliyet konusunda çelişki oluşmuş, ancak oluşan çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmiştir. Ayrıca davacının sunduğu 20.08.2021 tarihli maluliyet raporunda davacının skar izleri yanında, üst santral dişlerinde oluşan kayıp nedeniyle oluşan maluliyet de değerlendirilmiş, Hakem tarafında alınan raporda ise muayene yapılmadan sadece skar izi hususu değerlendirilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun, Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Adli Tıp Ana Bilimdalı Başkanlığı’nın 20.08.2021 tarihli maluliyet raporu ile 04.01.2022 tarihli doktor heyet bilirkişi raporu irdelenip maluliyet nedeniyle oluşan çelişkiyi giderecek şekilde davacının muayenesi yapılarak yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.