HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Şanlıurfa 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.01.2016 tarihli ve 2012/1194 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, sanık ... yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına, sanık ... yönünden ise 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 17.05.2021 tarihli ve 2021/3470 Esas, 2021/5161 Karar sayılı kararıyla sanıkların eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma sonrası verilen 16.06.2021 tarihli görevsizlik kararı üzerine, Şanlıurfa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/347 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararı ile sanık ... yönünden 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ve 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına, sanık ... yönünden ise 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

1.Sanık ...'un temyiz isteği; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

2.Sanık ...'in temyiz isteği; atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, suç işleme kastı ile hareket etmediğine, soyut iddialar ile cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Katılanın kullanmış olduğu cep telefonundan arandığı, sanıkların katılana Eşrefpaşa Polis Karakolundan Komiser ... olarak arandığını söyledikten sonra kimlik bilgileri ile hesabına girildiğini, ev telefonundan sekiz saatlik kesintisiz görüşme yapıldığını, internet üzerinden kimlik bilgilerine ulaşıldığını, bu nedenle Ziraat Bankasında bulunan parasını çekerek verecekleri hesaba yatırması gerektiğinin söylendiği, bu söylemlere inanan katılanın temyiz dışı sanık ... 'a adına ait ... numaralı Garanti Bankası hesabına 19.400,00 TL parayı yatırdığı, daha sonra katılanın dolandırıldığını anlayarak şikâyette bulunması üzerine sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı kamu davası açılmıştır.

2. Sanıklar savunmalarında; üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.

3. Bozma sonrası dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

4. Mahkemece uzlaşmanın da sağlanamaması nedeniyle dosyaya yansıyan tüm delillere dayanılarak sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/347 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.07.2024 tarihinde karar verildi.