HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2021 tarihli ve 2020/39 Esas, 2021/556 Karar sayılı kararı ile;
a.Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2,62,53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılanlar...'a ve ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2,31/3,62. maddeleri uyarınca (iki kez) 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2022/267 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, meşru savunmaya, beraate ilişkindir.
1.Suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... ile ...'un kardeş oldukları, katılan ... ve ...n de kardeş olup diğer katılan ...'in bu şahısların babası olduğu, iki taraf arasında önceye dayalı ailevi nedenlerden kaynaklanan husumet bulunduğu, olay tarihinde Onur ve ...'ın ...'e ait iş yerini izledikleri, ...un bir süre sonra ayrıldığı ancak ...'ın iş yerini izlemeye devam ettiği, bunun üzerine ...'in oğlu olan...'ı arayarak iş yerine çağırdığı,...'ın da ağabeyi ... aradığı ve birlikte babaları olan ...'e ait iş yerine geldikleri, ...'a ne istediğini sordukları, ...'ın, ...ve...'a "sizi bitireceğim, bekleyin sizin ananızı avradınızı sinkaf edeceğim" şeklinde tehdit ve hakarette bulunduğu, ...n ...'a tokat attığı, bunun üzerine ...'ın ikametine giderek döner bıçağı alarak olay yerine geri dönmek üzere evden çıktığı, kardeşleri ...'ı gören ... ve ...un da ...'ın peşinden çıkarak olay yerine geldikleri, iki grup arasında karşılıklı başlayan tartışma ve kavga esnasında; suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ...'un, katılan ...'ı vücudunda orta derecede kırık meydana gelecek, hayatını tehlikeye sokacak şekilde, suça sürüklenen çocuk ...'ın katılan ...'i hayati tehlike geçirecek şekilde bıçak ile yaraladığı anlaşılmıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, katılan ...'a yönelik eylemlerin sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... tarafından fiil üzerinden ortak hakimiyet kurarak katılan ...'e yönelik eylemin suça sürüklenen çocuk ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, suç vasfının nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma ve haksız tahrik koşullarının bulunmadığı, savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşıldığından, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle eleştiri nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanık ...'un katılan ...'ı bir bıçak darbesiyle "sol torakolomber bölgede tarif edilen batın boşluğuna nafiz, açık kot kırığına, retro periotoneal kanamaya ve solda hidropnömotoraksa neden olacak, yaşamını tehlikeye sokacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücut fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak biçimde yaraladığı olayda; teşebbüs nedeniyle (9) yıldan (15) yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek, makul oranda bir ceza verilmesi yerine (10) yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2022/267 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararında sanık ... ve suça sürüklenen çocuk müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİNİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 /1. maddesi uyarınca Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2024 tarihinde karar verildi.