Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Dava, hizmet tespti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya verilen iki haftalık kesin süreye rağmen gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nunun 164/1.maddesine göre avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade etmektedir. Kanun'un 169.maddesine göre yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz.
Somut olayda, davalı Kurum vekilinin hizmet tespiti ve işçilik alacakları istemine dair davada cevap dilekçesini ve vekaletnamesini dosyaya sunduğu ve duruşmalara katıldığı, 19.4.2012 tarihli duruşmada hizmet tespiti ile işçilik alacakları istemlerinin tefrikine karar verildiği, hizmet tespitine ilişkin eldeki davada yapılan yargılama sonunda gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ve davalılara duruşma gün ve satinin tebliğ edilmemiş olması sebebi ile davalı vekilleri lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verildiği, davalı Kurumun tefrik öncesi yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle Kurum yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği, tefrik sonrası yargılamada duruşma gün ve satinin davalı Kuruma tebliğ edilmemiş olmasının avukatlık ücretine hak kazanmaya engel olmadığı anlaşılmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7.maddesinin 2. fıkrasına göre davalı Kurum yararına 1.200,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (4.) bendinin silinerek hükümden çıkartılmasına ve yerine bir bent halinde "4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma ödenmesine," rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 12/12/2012 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.