İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılamada İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli kararı ile dava şartı olan seri muhakeme usulünün tam olarak tamamlanmadığı, sanığın adresine davetiye çıkarılmadığından şartın gerçekleşmediği belirtilerek yargılamanın durdurulmasına ve dosyanın seri muhakeme usulünün tamamlanması için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 17.12.2021 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2022/10882 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/136792 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/136792 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Seri muhakeme usulü" başlıklı 250/13. maddesinde yer alan, "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz." şeklindeki,
Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin 9. maddesinde yer alan, "(1) Cumhuriyet savcısı şüpheliyi seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla en kısa sürede davet eder. Davet; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim araçlarından yararlanmak suretiyle de yapılabilir. (2) Şüphelinin mazeretsiz olarak davete icabet etmemesi, resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmaması veya yurt dışında olması ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından bu durum tutanağa bağlanır ve soruşturmaya genel hükümlere göre devam edilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında;
Somut olayda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheliye hakkındaki isnat, seri muhakeme usulüne ilişkin açıklama ve bu usule ilişkin haklarını içerecek şekilde tekliften önce Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği gereğince bilgilendirmenin yapılması amacıyla şüpheli tarafından soruşturma evresinde 20/03/2021 tarihli ifade tutanağında bildirmiş olduğu telefon numarası ile irtibat kurularak davette bulunulduğu, şüphelinin 30/09/2021 tarihide hazır bulunacağını beyan etmesine rağmen, iddianame düzenlenme tarihine kadar bir başvurusunun olmadığı ve bu durumun İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29/09/2021 tarihli davet tutanağı ile imza altına alındığı, bu durumda şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeden, kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1. 5271 sayılı Kanun'un "Seri muhakame usulü" başlıklı 250 nci maddesi;
"(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır:
...
b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar.
(2) Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir.
(3) Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır.
...
(13) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz."
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 31.12.2019 tarih ve 30995 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği'nin "... ilkeler" başlıklı 5 nci maddesinin altıncı fıkrasında "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz.", yedinci fıkrasında "Seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilemez ve yakalama emri düzenlenemez" ve aynı Yönetmelik'in seri muhakeme usulüne davet başlıklı 9 uncu maddesinde, "(1) Cumhuriyet savcısı şüpheliyi seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla en kısa sürede davet eder. Davet; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim araçlarından yararlanmak suretiyle de yapılabilir. (2) Şüphelinin mazeretsiz olarak davete icabet etmemesi, resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmaması veya yurt dışında olması ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından bu durum tutanağa bağlanır ve soruşturmaya genel hükümlere göre devam edilir." hükümleri yer almaktadır.

3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29.09.2021 tarihli seri muhakeme usulü davet ve telefonla görüşme tutanağı ile 13.10.2021 tarihli davete uymama tutanağına göre; şüphelinin soruşturma evrakında resmi makamlara bizzat bildirmiş olduğu GSM numarası 29.09.2021 tarihinde Cumhuriyet savcısının talimatı ve gözetiminde, Seri Muhakeme Bürosunda görevli zabıt katibi tarafından aranıldığı, seri muhakeme usulü hakkında kendisine ayrıntılı bilgilendirmede bulunulabilmesi ve akabinde seri muhakeme usulünün uygulanmasının kendisine teklifi amacı ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına 3 gün içerisinde mesai saatlerinde gelmesi için davet edildiği, var ise iş bu davete müdafii ile icabet edebileceğinin belirtildiği, mazeretsiz olarak davete icabet etmediği takdirde bu usulün uygulanmasından vazgeçmiş sayılacağı ve genel usullere göre soruşturmaya devam edileceği ihtar olunduğu, bu konuda ayrıca bilgilendirme içerikli SMS gönderildiği, buna rağmen sanığın davete icabet etmediği, 5271 sayılı Kanun ve anılan Yönetmelik kapsamında seri muhakame usulünün uygulanması amacıyla sanığa usulüne uygun çağrı yapılmasına rağmen başarılı olunamadığı anlaşılmakla, anılan Kanun’un 250 nci maddesinin on üçüncü fıkrası kapsamında genel hükümlere göre Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmanın tamamlanıp iddianame düzenlendiği gözetilerek kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/754 Esas, 2021/793 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.