Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müşteki kurum vekilinin temyiz itirazının kurum malına zarar verme suçuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan inceleme de;
1-Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında hakaret suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 125/3-a ve 4. maddeleri uyarınca tayin olunan 1 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırım yapılırken, hesap hatası sonucu 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası yerine, 1 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ile müşteki vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi İçişleri Bakanlığı'nın gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından; şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMUK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Şikayetçi İçişleri Bakanlığı'na davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve müşteki vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün istem gibi BOZULMASINA, 22/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.