TCK'nun 244/4, 35/2,62/1, 52/2-4,53 ve 63. maddeleri gereğince mahkumiyet

Bilişim sistemine hukuka aykırı girilmek suretiyle menfaat sağlama suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
2797 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde “Ceza Dairesinde, Daireler arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde, dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir” hükmü yer almaktadır. Yasa, sevk maddelerine göre değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır.
Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2008 tarihli iddianamesiyle, sanıkların internet aracılığıyla müştekinin banka hesabındaki parayı sanık ...'ın hesabına aktarıp sanık ... tarafından çekilmek istendiğinin iddia olunması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.11.2009 gün ve 193/268 sayılı kararında açıklandığı üzere 5237 sayılı TCK'nun 142/2-e maddesinde öngörülen “bilişim suretiyle hırsızlık” suçu tavsif edilerek dava açılmıştır.
02.06.2008 tarihinde düzenlenen tebliğnameye, hükmün konusuna ve Yargıtay Kanunu'nun değişik 14. maddesine göre temyiz incelemesinin görevsizlik kararı veren hırsızlık suçlarına bakmakla görevli olan 22. Ceza Dairesinin görevinde olduğu ancak dairenin kapanması nedeniyle aynı suçlara bakmakla görevli olan Yüksek (13.) Ceza Dairesi’nin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, iki daire arasında görev uyuşmazlığı olduğundan görevli dairenin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 01.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.