Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Bolu ili Merkez ilçesi Bünüş köyünde çalışma alanında bulunan 274 parsel sayılı 1380,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla Yakup kızı Sıdıka, Mustafa Güleç ve ... adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili; Bolu ili Merkez ilçesi Bünüş köyünde kain 274 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman tahdit hattı içerisinde kaldığını, ancak buna rağmen 1968 yılında yapılan tapulama çalışmaları sonucunda gerçek kişiler adına tespit edildiğini, bilahare bağış ve miras yoluyla davalılar adına tescil edildiğini beyanla taşınmazın orman sınırlarında kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davaya cevap vermemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporu eki krokide (B) harfi ile gösterilen 55,15 m2 yüzölçümlü kısmının eylemli orman olduğu, orman niteliği ile devletin hüküm ve tasarrufunda olup zamanaşımı veya hak düşürücü süre uygulanarak davalılar lehine özel mülkiyet hakkı doğurmasının hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Bolu ili Merkez ilçesi Bünüş köyü Karakoz mevkiinde kain 274 parsel sayılı taşınmazın dosyada mevcut fen bilirkişi raporu eki krokide gösterilen 55,15 m2'lik davalılar murisi adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, mahkemece kesinleşmiş orman tahdidine ilişkin evraklar ve orman tahdit haritaları getirtilerek orman bilirkişi refakatinde keşif yapıldığı, keşif sonucu uzman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada dava konusu 274 parsel sayılı taşınmazın 55,15 m2'lik kısmının kesinleşen orman tahdidi içerisinde kalan yerlerden olduğunun belirlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği" şeklinde düzenlendiği, buna göre, davacı ... İdaresi kesinleşen tahdide dayanarak, kesinleşen tahdit içinde kalan yerlerin tapu kaydının iptalini istediğine göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca mahkemece dava dilekçesindeki talebe göre karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle davacı vekilinin davanın esasına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerektiği, ancak davacı vekili tarafından dava dilekçesinde çekişme konusu 274 parselin maliklerinden Ahmet oğlu Mustafa Güleç yerine davalı olarak gösterdiği Ahmet oğlu Mustafa Güler'in tespit maliki Ahmet oğlu Mustafa Güleç'le bir ilgisinin olmadığı, tespit maliki Ahmet oğlu Mustafa Güleç'in çocuklarının soy adlarından ve kardeşi Ahmet oğlu ...'dan da belli olduğu üzere Yakup kızı Sıddıka Boyacı'nın Ahmet'ten olma oğlu Mustafa Arslan olduğu, bu nedenle davalı olarak gösterilen Ahmet oğlu Mustafa Güler mirasçılarının tespit maliki olmadığından pasif taraf sıfatı olmadığı, bu davalılara husumet yöneltilemeyeceğinden davanın husumetten reddine karar vermek gerekirken, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi gereğince kamu düzenine aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından resen gözetilmesi gerektiği dikkate alındığında anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı ... oğlu Mustafa Güler mirasçıları aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; Ahmet oğlu Mustafa Güler haricindeki diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, dava konusu Bolu ili Merkez ilçesi Bünüş köyü Karakoz mevkiinde kain 274 parsel sayılı taşınmazın dosyada mevcut fen bilirkişi raporu eki krokide gösterilen 55,15 m2'lik davalılar murisi adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.