Mağdure ... vekilinin temyiz istemi yönünden; kayden 06.10.2002 doğumlu olup Mahkemece ifadesinin alındığı 25.05.2017 tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi ... ile babası ...'in kovuşturma aşamasında verdikleri ifadelerinde suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2017 tarihli, 2017/105 Esas, 2017/172 Karar sayılı kararı ile on beş yaşından küçük mağdureyle vajinal yoldan organ sokma suretiyle ilişkiye girmesi nedeniyle, suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.01.2018 tarihli ve 2018/45 Esas, 2018/121 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi
Ceza miktarına ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafilerinin Temyiz İstemi
Eksik inceleme yapılarak karar verildiğine, dosya kapsamında mevcut tıbbi raporlar, tahliller ve tanık beyanlarına göre atılı suçun işlenmediğine, varsayıma dayalı olarak mahkumiyet kararı verildiğine, mağdurenin kovuşturma aşamasında iftira kastıyla hareket ettiğine ilişkin beyanlarına göre de suçun işlenmediğinin sabit olduğuna, şüpheden sanığın yararlanacağına ilişkin evrensel hukuk ilkesine uygun muhakeme yürütülmediğine ve suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun' un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.
A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kayden 06.10.2002 doğumlu olup Mahkemece beyanının alındığı 25.05.2017 tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi ... ile babası ...'in kovuşturma aşamasında verdikleri beyanlarında suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle baroca tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafilerinin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk ... müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafilerinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.01.2018 tarihli ve 2018/45 Esas, 2018/121 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ... müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.