Mahkûmiyet
1.Katılan ... vekilinin temyizi yönünden; sahtecilik suçlarında suçtan zarar görenin, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi olduğu, Türkiye'deki sorumlu yetkilisi olduğu Palvan şirketi aleyhine sahte senet düzenlenmesi şeklinde gerçekleşen olayda, suçtan zarar görenlerin senedin verildiği katılan ... ile birlikte adına senet düzenlenen şirket olduğu, şikayetçi ...'nun şirket adına katılma talebinde bulunmayıp kendi adına katılma talebinde bulunduğu, bu nedenle şikayetçi doğrudan doğruya zarar görmediğinden davaya katılma hakkının da bulunmadığı da dikkate alındığında; sanığa yüklenen suç yönünden şikayetçinin kamu davasına katılma hakkının olmadığı; şikayetçi vekilinin hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanık müdafiinin temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2014/208 Esas, 2016/333 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 211 inci, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkemenin delillerin takdirinde hataya düşerek usul ve yasaya aykırı karar verdiğine ilişkindir.
Katılan ... vekilinin temyiz isteği; kararı sanık aleyhine temyiz ettiğine ilişkindir.
1.Sanık ile katılan ...'nun bir dönem ortaklık yaptıktan sonra ayrıldıkları, aralarında yaptıkları hesap sonucu sanığın borçlu olduğu tespit edilince, bu borcuna karşılık katılan ...'ye suça konu borçlusu katılan ...'nun yetkilisi olduğu "Palvan İnşaat Turizm Lojistik Sanayi Ticaret Ltd. Şti." olan 25.04.2012 tanzim, 01.05.2012 vade tarihli, 80.000,00 TL bedelli senedi verdiği, vadesinde ödenmeyince katılan ... tarafından icra takibi başlatıldığı, borçlu şirket tarafından Bakırköy 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/46 Esas sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasında borçlu imzasının şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği, bu surette sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık, aşamalarda alınan savunmalarında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, suça konu senedi borçlu şirketin hastane alım işine yardımcı olduğundan, bu işin komisyonu olarak şirketin yetkilisi olarak bildiği Abdulahad Mayimayiti adlı şahıstan aldığını beyan etmiştir.
3. Katılan ..., suça konu senedi önceden doğan borcuna karşılık sanıktan aldığını beyan etmiştir.
4. Katılan ..., suça konu çekte borçlu gözüken Palvan şirketin Türkiye'deki sorumlu yetkilisi olduğunu, sanığın bahse konu şirkete aracılık işlemi yapmadığını, zaten yetkisinin de bulunmadığını, sadece ...ile ...beyi tanıştırdığını, hastane alım satımı ile ilgili herhangi bir hizmeti bulunmadığını, bu tanışıklıktan yararlanarak sahte olarak suça konu bonoyu düzenlediğini beyan etmiştir.
5. Suça konu senet ile ilgili olarak;
a.Bakırköy 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/46 Esas sayılı dosyasında adli tıp adli bilimler uzmanı belge inceleme uzmanından alınan 17.12.2013 tarihli rapora göre, suça konu senetteki imzaların ..., Aibula Paliwanmuhaimati ve Khabibula Abdkadryr'nin eli ürünü olmadığı,
b.Kovuşturma aşamasında, adli tıp ve grafoloji uzmanından alınan 11.04.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre; suça konu senedin aldatma niteliğinin bulunduğunun rapor edildiği belirlenmiştir.
6. Mahkeme kabul ve uygulamasına göre, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülmekle, anılan suçtan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyizi Yönünden
Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında da izah edildiği üzere şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
1. Katılanların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, suça konu senetteki imzaların borçlu şirket yetkililerine ait olmadığına dair bilirkişi raporu, sanığın aşamalarda değişen çelişkili savunmaları uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın, suça konu senette borçlu olarak gözüken Palvan şirketinden hukuki alacağı olmadığı halde belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 211 inci maddesi gereğince indirim yapılması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Mahkemece davaya katılan sıfatıyla kabul edilen ...'nun sanığın üzerine atılı suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığından, usulsüz verilen katılma kararının vekalet ücretine hak kazandırmayacağı anlaşılmakla; katılan ... lehine sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamış, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilen paragrafın hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,