Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/304 Esas, 2016/465 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi, kararın tekrar incelenmesi ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

1. Sanığın kullandığı araç ile uyuşturucu taşınacağı bilgisini alan kolluk güçlerinin aracı durdurması ve kimlik sorması üzerine sanığın suça konu mağdur ... kimlik bilgilerini içeren kendi fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesini sunması biçimindeki eylem nedeniyle hakkında kamu davası açılmıştır.

2.Sanığın atılı suçu ikrar ettiği, yapılan sahteciliğin aldatacak nitelikte bulunduğunu ve belgenin orjinal olduğunu bildirir bilirkişi raporunun dosya arasına konulduğu, rapor üzerine ilgili Emniyet Müdürlüğüne yazılan yazı cevabında sürücü belgesinin dosyalarında yer alan ile aynı olmadığının ancak kimlik bilgilerinin aynı olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

3.Mahkeme tarafından sanığın savunması, bilirkişi raporu, kurum yazı cevapları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/304 Esas, 2016/465 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2024 tarihinde karar verildi.