SUÇLAR: Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 Tarihli ve 2015/347 Esas, 2016/52 Karar Sayılı Kararı İle Sanık Hakkında

1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına

2. Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanık temyizinde özetle; cezasını temyiz etmek istediğini belirtmiştir.

1. Sanığın,... Akbank şubesine, katılan ...'ın kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş suça konu sahte nüfus cüzdanı ile başvurarak 25.000,00 TL kredi kullandığı iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanık özetle; suçları ikrar etmiştir.

3. Uzmanlık raporunda özetle; nüfus cüzdanının külliyen sahte olarak düzenlendiği, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Hüküm fıkrasında yerinde uygulama ile 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen aynı hüküm fıkrasında suçun adından "özel" belgede sahtecilik olarak bahsedilmesi, dosya kapsamına göre suç tarihinin "14.08.2015 " olduğunun anlaşılmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 25.06.2015 şeklinde yazılması hususlarının mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Sanığın... Akbank şubesine, katılan ...'in sahte nüfus cüzdanı ile başvurarak 25.000 TL kredi kullandığı iddia ve kabul edilen ve sanığın ikrar ettiği olayda; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde düzenlenen banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçunu oluşturmasına ve hüküm fıkrasının da yerinde olarak 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendine göre hüküm kurulmasına rağmen, Mahkeme gerekçesinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine yönelik açıklamalar yapılmak suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması,

2. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde belirtilen nitelikli hâllerde suçtan elde edilen haksız menfaati belli ise aynı Kanun'un 52 nci maddesi de gözetilmek suretiyle haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca gün olarak belirlenerek artırım ve indirimler gün üzerinden yapıldıktan sonra, ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı 52 nci maddenin ikinci fıkrası hükmü gereği 20,00 TL ile 100 TL arasında takdir edilecek miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken, Mahkeme hükmünde 360 gün olarak temel adli para cezası belirlenip, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasına göre indirim yapılarak belirlenen 300 gün adli para cezasının 1 günü takdiren 20,00 TL’den hesaplanarak 6.000,00 TL adli para cezası belirlenip, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki mislinden az olamayacağından bahisle adli para cezasının 50.000,00 TL'ye yükseltilerek fazla ceza tayini,
3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/347 Esas, 2016/52 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/347 Esas, 2016/52 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2024 tarihinde karar verildi.