Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2016/115 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; suça konu belgelerin aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğunun ve tekerrüre esas alınan ilamın 5237 sayılı Yasa'nın 58/5 maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi nedenleriyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; belgeleri suçta kullanmadığına ilişkindir.
Nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yapılan soruşturma sırasında yapılan üst aramasında adına düzenlenmiş Milli İstihbarat Teşkilatı Daire Başkanlığı antetli kimlik kartı ile polis ibareli metal rozet bulunan sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; sanığın ikrarı, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim edilen uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
A. Tebliğname Yönünden
... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim edilen uzmanlık raporları ile suça konu belgelerin tümden sahte olarak üretildiği, suça konu kimlik kartının sahteliğinin ilk nazarda kolaylıkla dikkati çekmeyeceğinden aldatma niteliğinin bulunduğu, suça konu polis rozetinin de kontrol etmekle görevli kişiler dışında kalan kişilerce sahteliğinin kolaylıkla farkedilemeyeceğinden aldatma niteliğinin bulunduğunun yeterli gerekçe ile açıklanması karşısında, CMK'nin 217 nci maddesi uyarınca suçun sübut bulduğu konusunda kanaate ulaşan mahkemenin takdir ve değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmamış ve Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Resmi belgede sahtecilik suçunun oluşması için suça konu belgenin ayrıca bir suçta kullanılmasının suçun unsurları arasında yer almaması nedeniyle sanığın temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usül ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde,Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/839 ve 2012/1560 Karar sayılı ilamı yerine suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınması mümkün olmayan Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/25 Esas ve 2002/52 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması ve suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2016/115 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile " ...TCK'nın 54. maddesi gereğince MÜSADERESİNE" ibarelerinin çıkartılarak, yerlerine ''Sanığın, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/25 Esas ve 2002/52 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 3 ay hapis ve 440,00 TL adli para cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına";"... dosyada delil olarak saklanmasına" ibarelerinin eklenmesi, suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2024 tarihinde karar verildi.