Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.06.2012 tarihli İddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2-Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13.06.2012 tarihli kararı ile sanıklar hakkında sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan Asliye Ceza Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmiştir.
3-Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29.03.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan ayrı ayrı 4 yıl hapis cezası ve 2.400,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
1.Sanıklar ... ve ... müdafii temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep bildirmemiştir.
2.Sanık ... müdafinin temyiz istemi; suçun sübutuna, suçun manevi unsurlarının oluşmadığına, takdiri indirim maddesinin ve lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.
3.Sanık ...'un temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığına ve cezada teşdit yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.
İncelemeye konu olay; müşteki ...'in İş Bankası Kadirli şubesinde bulunan vadeli mevduat hesabı bilgilerinin sanık ... tarafından ele geçirilmesi, bu hesaba diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte internet bankacılığı aracılığıyla girip, müştekinin mevduatında bulunan paranın, sanıklar ... ve ...'in banka hesaplarına transfer edilerek, değişik tarihlerde toplamda 25.000,00 TL paranın çekilmesi, iddiasına ilişkindir.
Dava dosyası kapsamına göre; müşteki ...'in yurt dışında çalıştığı, sanık ...'i ortak arkadaşı aracılığıyla tanıdığı, kendisine ait ehliyet işlemlerini halletmesi için kimlik bilgilerini, fotoğrafını ve 300 Dolar parayı sanık ...'a vermesi, sanığın gerekli işlemi yapamadığı, müştekinin ise verdiği 300 Dolar parayı kendisine geri göndermesi için İş Bankası Kadirli şubesinde bulunan vadeli mevduat hesabı bilgilerini sanık ...'a verdiği, sanık ...'ın müştekiye ait suça konu banka hesabına diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte aynı suç işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde internet bankacılığı aracılığıyla girdikleri, müştekinin mevduatında bulunan parayı, sanıklar .... ve...in banka hesaplarına transfer ederek, değişik tarihlerde toplamda 25.000,00 TL parayı çekmeleri şeklinde gerçekleşen olayda, 5237 sayılı Kanun'un 244 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yazılı sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunun yasal unsurları oluşmayıp, sanıkların eyleminin zincirleme şekilde bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu cihetle; sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde kararların verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/810 Esas, 2016/188 Karar ve 29.03.2016 tarihli kararına yönelik sanıklar ... ve ... müdafinin, sanık ... müdafinin, sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
27.03.2024 tarihinde karar verildi.