B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 39.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2014 tarihli ve 2013/221 Esas, 2014/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2. Anılan kararın katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18.10.2017 tarihli ve 2017/20246 Esas, 2017/20677 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli ağır ceza mahkemesince yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine İstanbul 39.Asliye Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiştir.

4. Görevsizlik kararı üzerine İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2018 tarihli ve 2018/108 Esas, 2018/83 Karar sayılı kararı ile mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili ve görevli Gebze Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/186 Esas, 2019/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyizi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Suç tarihinde, katılanı telefonla arayan şahsın "Savcılıktan arıyorum, polis memuruyum, sizi savcıya aktaracağım, sizin kartınız ele geçirilmiş, paranızı oradan çekiniz, başka yere yatırınız" şeklinde sözle söyleyip, paranın sanığa ait PTT hesabına yatırılmasını istediği, ikna edici konuşmalara inanan katılanın, sanığın ...PTT Şubesindeki hesabına 9.475,00 TL, ...Şubesi hesabına 9.900,00 TL ve 75,00 TL havale yaptığı, yatan bu paraların aynı gün sanık tarafından şubeden çekildiği, bu şekilde haksız menfaat temin eden sanık hakkında dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmış, mahkemece eylemin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2 .Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/186 Esas, 2019/56 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2024 tarihinde karar verildi.