Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanıklar müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1,50/4, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, ilgili kararın sanıklar müdafii ve mağdurlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 30.11.2020 tarihli ve 2020/806 Esas, 2020/6498 Karar sayılı ilâmıyla, sanıkların kazanılmış hakkı korunmak suretiyle cezalarının alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1,50/4, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 307/5.maddesi uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın ilk hüküm üzerinden yapılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, kusurun ölene ve işveren firma yetkililerine ait olduğundan müvekkilleri hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılanlar vekilinin temyiz isteği, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Ankara Altındağ Ziraat Mahallesindeki elektrik hatlarının yer altına alınması işini Başkent Elektrik A.Ş'den ihale ile alarak müteahhit olarak üstlenen ... Enerji Mak. San. Tic. A.Ş'nin aldığı işi yaptırdığı taşeron ... Elektrik Ltd. Şti'nin işçi olarak çalıştırdığı ...'nın emniyet kemersiz ve bağlama ipsiz elektrik direğine çıkarak çalışmaya başlayacağı sırada elektrik akımına kapılması sonucu direkten düşerek öldüğü olayda; mahkemece taşeron firma olarak çalışan ... Elektrik Ltd. Şti’nin sahibi ve yetkilisi sanık ...’ın işin yetkili teknik eleman denetimi, gözetimi ve sorumluluğunda gerekli emniyet tedbirleri aldırmadığı, sağlık güvenlik planı, risk değerlendirilmesi yaptırmadığı, iş güvenliğinin çalışanların inisiyatifine terk edilmesine zemin hazırladığı, AG-YG(OG) nakli hatlarının geçtiği müşterek direkte enerji olup olmadığının kontrolü yapılıp gerekli tedbirler alınmadan direğe çıkılarak hattın kesilmesine çalışılmasına mani olmadığı, işçisinin iş güvenliği ve iş sağlığı konusunda gereği gibi eğitilmesini sağlamadığından asli kusurlu, aynı şirketin ekip şefi olarak çalışan sanık ...’ın ise elektrik teknikeri, saha sorumlusu veya şirketin yetkililerine haber vermeden, ayrıca EKAT(elektrik kuvvetli akım tesisi) belgesi olmadan, kendi başına panodan hattın enerjisini keserek, dikkatsiz ve tedbirsiz davranmış olmasından ötürü kazanın meydana gelmesinde yine asli kusurlu davranışlarıyla olaya sebebiyet verdiği kabul edilerek, sanıklar hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
A)Sanık ... Yönünden
UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'ın 14.09.2023 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B)Sanık ... Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara 18.Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2024 tarihinde karar verildi.