Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların anneanneleri ...'ın adının.... Mahallesi 276 ada 2 parselde 1/2 pay maliki ... kızı Seyde'nin soyadının "..." olarak yazılmasını istemiş, yargılama sırasında tapuda isim düzeltilmesi davası tefrik edilmiş, anne adının değiştirilmesine yönelik davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, ölü annenin murisinin isminin değiştirilmesi istenilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 27.maddesi, haklı sebebin varlığı halinde adın değiştirilmesine ve bu değişikliğin nüfus siciline kaydedilmesine imkan vermekte ise de; birinci fıkradaki ifadeden bu değişikliği isteme hakkının ilgili kişiye ait olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Bu itibarla, ölü olduğu da anlaşılan anneannenin ve bu bağlamda davacıların annesi ...'nın ve dayıları ...'ın anne adının değiştirilmesine ilişkin davanın aktif husumet ehliyeti yönünden reddedilmesi gerekirken, esasına girilerek kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.