Mahkûmiyet
Bozma üzerine sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine Van 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/443 Esas, 2021/435 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 58 inci ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; mahkemece sanık hakkında temel ceza belirlenirken daha fazla teşdit uygulamasının gerektiğinin gözetilmemesi ile re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
Katılanın sahibi olduğu Ankara ilinde faliyet gösteren ... rent a car isimli iş yerinden 22.05.2013 tarihinde sanık ...'a 26.05.2013 tarihinde getirip teslim etmek üzere sözleşme ile kiraladığı ... plaka sayılı aracın sanık tarafından suç tarihinde devir olgusu inkar edilerek aracı kullanılmaya devam edildiği, katılanın kendisiyle irtibata geçmesine rağmen sürekli onu oyaladığı, sanığın daha sonra aracı Van ilinde ... isimli şahsa borcuna karşılık verdiği anlaşılmıştır.
1. Sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
2. Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren “güveni kötüye kullanma” suçundan dolayı kurulan hükümden sonra 16.03.2021 tarihinde 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2021/81-2021/4 sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/443 Esas, 2021/435 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.