D U R U Ş M A T A L E P L İ

1. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında katılan sanık ...'e mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı ve sanık ...'in; ...'in ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

3.Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A.Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2019 tarihli ve 2019/48 Esas, 2019/413 Karar sayılı
kararı ile;
Katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81,35/2,29,62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.11.2021 tarihli ve 2019/3895 Esas, 2021/2088 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 27. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, diğer sanıkların eylemlerinin müvekkiline karşı kasten öldürmeye yönelik olduğuna, haksız tahrike ilişkindir.

A. Tüm dosya kapsamına göre;... ailesiyle...aileleri arasında duvar çekme meselesi nedeniyle geçimsizlik bulunduğu,...'in olay günü ikametinin önünde biber ayıklamakta olduğu esnada sanık ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile hızlı bir şekilde geçerek yolun kenarında bulunan...'e ait tahta tabureye kazaen ezerek zarar verdiği, bunu gören...'in aracın arkasından bağırarak ve küfür ederek ...'e tepki gösterdiği, bunun üzerine sanık ...'in aracını durdurarak...'in yanına gittiği,... ile ... arasında tartışma çıktığı bu tartışmaya ... ile...'in eşi katılan ... ve oğulları ... ile ...'in de gelerek müdahil oldukları, taraflar arasında çıkan tartışmada katılan ...'in sopa ile ...'in kafasına,Naime Çelik'in ise sopa ile ...'in omzuna vurduğu, sanık ...'in üzerinde taşıdığı ele geçmeyen bıçağı çıkartarak katılan ...'in karın bölgesine iki kez sapladığı anlaşılmıştır.

B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın savunma hakkına riayet edilerek adil biçimde yargılandığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde

belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olayda meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.11.2021 tarihli ve 2019/3895 Esas, 2021/2088 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.07.2024 tarihinde karar verildi.