İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen "mahkumiyet" kararı, istinaf mercii tarafından "beraat" kararı verilerek hüküm türü değiştirildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2021/217 Esas, 2021/314 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1,31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/417 Esas, 2022/935 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 25/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/2-d maddeleri uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Katılan ... vekilinin temyiz istemi özetle; eksik incelemeye, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu üstlendiğine, suçun başka bir kişi tarafından işlendiğine, aksi kanaatte meşru savunma koşullarının oluşmadığına, suça sürüklenen çocuğun alt sınırdan uzaklaşılarak ve hiçbir ceza indirimine ilişkin hüküm uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

Maktul ile suça sürüklenen çocuğun ablası olan tanık ...'nın Konya ili ... ilçesinde bulunan bir fabrikada birlikte çalıştıkları, maktulün tanık ...ya tek taraflı duygular beslediği, ...ya olaydan önce arkadaşlık teklifinde bulunduğu ancak ...nın kabul etmediği, olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun annesinin, diğer oğlunun çocuğuna bakmak üzere Kocaeli'nde bulunduğu, babasının uzun yol şoförü olması nedeniyle evde bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun da Konya ilinde yatılı eğitim gördüğü, bu nedenle ...nın... ilçesindeki evlerinde yalnız kaldığı, maktulün 31.10.2020 ve 03.11.2020 tarihleri arasında gece saatlerinde ...nın ikametinin bulunduğu... ilçesine gelerek ...nın yalnız kaldığı bu evin yerini tespit ettiği, olay tarihinden bir gün önce ise evde kimsenin olmadığı esnada eve girerek çikolata ve "Kirpiklerini sayacak kadar deliydi bu yürek sana seni çok seviyorum ...Deli Çocuk" yazılı not bıraktıktan sonra odanın, tanık ...ya ait kimlik belgesinin, baş örtüsünün, suça sürüklenen çocuk ve ...ya ait fotoğrafın bulunduğu çerçevenin fotoğraflarını kendi cep telefonu ile çekerek evden ayrıldığı, gece saatlerinde iş yerinden eve gelen ...nın evde maktulün bıraktığı notu ve çikolatayı bulduğu, çikolata ve notu bulduktan sonra civarda gördüğü karaltı nedeniyle tedirgin olduğu ve kolluk kuvvetlerine saat 01.00 civarında durumu ihbar ettiği, olay yerine gelen kolluk görevlilerinin herhangi bir şüpheli durum ya da şahıs görülmediğine dair tutanak düzenledikleri, bunun üzerine ...nın Konya'da bulunan kardeşi suça sürüklenen çocuğu arayarak durumu anlattığı ve eve gelmesini istediği, suça sürüklenen çocuğun da olay günü gündüz saatlerinde ikametlerine geldiği, aynı gün gece saatlerinde ablasının iş yerinde olması nedeniyle evde tek başına iken oturduğu odanın camından sesler duyduğu, arkadaşını arayarak korktuğunu ve polisi aramasını söylediği, suça sürüklenen çocuğun daha sonra zorlama sesinin geldiği kiler olarak kullanılan odaya girip baktığında maktulün kiler camından ikamete girmekte olduğunu gördüğü, bunun üzerine

kilerde bulunan ekmek bıçağını eline aldığı, maktulün ikamete girdikten sonra elindeki tornavida ile suça
sürüklenen çocuğa saldırdığı, suça sürüklenen çocuk ile maktulün ikamet içerisinde boğuşmaya başladıkları, arbede esnasında suça sürüklenen çocuğun elindeki bıçağı maktule doğru birden fazla kez salladığı, maktulün fırsatını bularak ikametten çıkıp kaçmaya başladığı, suça sürüklenen çocuğun da maktulün peşinden elinde bıçak ile gittiği ancak maktulün ikametten yaklaşık 140 metre kadar uzaklaştıktan sonra yere yığıldığı, maktulün boyun sağ yan alt sınır omuz başı hizasından, sol omuz 9 cm
arkada skapular bölgeden, sol skapula üst kısım iç kenardan, sağ skapula iç kenar orta kısımdan ve bu yaranın 4 cm ve 8 cm altından olmak üzere toplam altı adet bıçak darbesi ile yaralandığı, arbede sırasında suça sürüklenen çocuğun ise her iki el bileğinde kızarıklık, sağ omuz ve sol boyunda sıyrık, sol omuz arkası sıyrık, sağ dirsek sıyrık, sağ ayak bileği arka üst kısımda sıyrık, sağ kulakta hassasiyet, kafa üstü ve sol ayak başparmakta ödem ve hassasiyet ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı ve maktulün olay yerinde kesici alet yaralanmasına bağlı akciğer kesisi ve buradan gelişen iç ve dış kanama neticesinde öldüğü anlaşılan olayda;

Suça sürüklenen çocuk ile maktulün evin kilerinde boğuştukları esnada, maktulün suça sürüklenen çocuğa tornavida ile saldırmasına rağmen, suça sürüklenen çocuğa isabet etmemesi, maktulün ise suça sürüklenen çocuğun bıçakla saldırısı ile altı ayrı yerinden yaralanması, maktulün suça sürüklenen çocuk ile yaşadığı arbede sonrası girdiği pencereden çıkarak olay yerinden uzaklaşmasına rağmen suça sürüklenen çocuğun maktulün peşinden elinde bıçakla gitmesi ve maktul yere yığıldığında hala elinde bıçağın olması ve maktulün kullandığı tornavidanın maktulün arka cebinde bulunması birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun maruz kaldığı tehlikenin ağırlığıyla orantılı olmayacak şekilde karşılık verdiği, bu itibarla eylemin haksız bir saldırıyı o andaki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlendiğinin kabul edilemeyeceği, dolayısıyla meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediği ancak olay tarihinde 16 yaşını ikmal etmiş olup henüz 17 yaş içerisinde lise öğrencisi olan suça sürüklenen çocuğun tek başına bulunduğu sırada ikamet ettiği eve gece vakti saat 23.00 sıralarında rızası dışında giren maktulle karşılaşması, bu durumdan korktuğunu arkadaşlarına haber vermesi, yine ablası ...nın bir gün önce yaşadığı olayı suça sürüklenen çocuğa anlatması dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuğun maktulün haksız saldırısını olay anındaki koşullara göre defetmeye çalışırken, meşru savunmada mazur görülebilecek heyecan, korku ve telaşla sınırı aşması sonucunda eylemini gerçekleştirdiği gözetilmeksizin, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 27/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde meşru savunma nedeniyle atılı suçtan beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklandığı üzere suça sürüklenen çocuk hakkında meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/417 Esas, 2022/935 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.07.2024 tarihinde karar verildi.

(Karşı oy) (Karşı oy)

K A R Ş I O Y

Maktul ... ile suça sürüklenen çocuk ...’in kardeşi olan Derya’nın Lark Büsküvi isimli fabrikada çalışmaları nedeniyle tanıştıkları, maktul ...’nin Derya’ya karşı karşılık bulmayan/platonik duygular beslediği, bu duygularını Derya’ya açtığı, birçok kez arkadaşlık teklifinde bulunduğu ancak kabul edilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Olay günü Derya’nın işyerinde olması nedeniyle suça sürüklenen çocuk ...’in evde yalnız olduğu, gece saatlerinde ise maktul ...’nin ikamete gelerek içeriye girdiği, eve birinin girdiğini gören Ömer’in eline bıçak aldığı, evde karşılaştıklarında maktul ile aralarında arbede yaşandığı, suça sürüklenen çocuk ...’in elindeki bıçağı maktule doğru birden fazla kez salladığı, maktul ...’nin fırsatını bularak ikametten çıkıp kaçmaya başladığı ancak yaklaşık 140 metre uzaklaştıktan sonra yere düştüğü ve hayatını kaybettiği tespit edilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut otopsi raporuna göre maktulün 6 adet bıçak darbelerini sırtından aldığı, pantolon cebinde tornavida olduğuna göre maktulün darbeleri bir şekilde evden ayrılıp kaçmaya başladığında aldığı, kaçarken arkasından kovalayan suça sürüklenen çocuk ...’in bıçak darbelerine mağruz kaldığı, tornavida cebinde olduğuna göre suça sürüklenen Ömer’e tornavida ile saldırmadığının kanıtı olduğu, suça sürüklenen çocuğun tornavida yarası almamasıda maktulün tornavida ile saldırmadığını doğrulamaktadır.
Suça sürüklenen çocuk savcılıkta ve sorgudaki beyanında maktulün yaklaşık 200 metre uzaklaştıktan sonra yere düştüğünü kendisininde üzerine oturduğunu kaçmasına engel olduğunu beyan etmiş, bu sırada bıçağın elinde olduğunu söyleyen tanıklarda mevcuttur.
Dosyanın incelenmesinde yukarıda belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuk ...’in eyleminin azami haksız tahrik altında insan öldürme suçunu oluşturduğu kanaatinde olduğumdan çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

K A R Ş I O Y

Maktul ile suça sürüklenen çocuk ...’in ablası olan tanık ...'nın Konya ili ... ilçesinde bulunan bir fabrikada birlikte çalıştıkları, maktulün tanık ...ya tek taraflı duygular beslediği, ...ya olaydan önce arkadaşlık teklifinde bulunduğu ancak ...nın kabul etmediği, olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun annesinin, diğer oğlunun çocuğuna bakmak üzere Kocaeli'nde bulunduğu, babasının uzun yol şoförü olması nedeniyle evde bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun da Konya ilinde yatılı eğitim gördüğü, bu nedenle ...nın... ilçesindeki evlerinde yalnız kaldığı, maktulün 31.10.2020 ve 03.11.2020 tarihleri arasında gece saatlerinde ...nın ikametinin bulunduğu... ilçesine gelerek ...nın yalnız kaldığı bu evin yerini tespit ettiği, olay tarihinden bir gün önce ise evde kimsenin olmadığı esnada eve girerek çikolata ve "Kirpiklerini sayacak kadar deliydi bu yürek sana seni çok seviyorum ...Deli Çocuk" yazılı not bıraktıktan sonra odanın, tanık ...ya ait kimlik belgesinin, baş örtüsünün, suça sürüklenen çocuk ve ...ya ait fotoğrafın bulunduğu çerçevenin fotoğraflarını kendi cep telefonu ile çekerek evden ayrıldığı, gece saatlerinde iş yerinden eve gelen ...nın evde maktulün bıraktığı notu ve çikolatayı bulduğu, çikolata ve notu bulduktan sonra civarda gördüğü karaltı nedeniyle tedirgin olduğu ve kolluk kuvvetlerine saat 01.00 civarında durumu ihbar ettiği, olay yerine gelen kolluk görevlilerinin herhangi bir şüpheli durum ya da şahıs görülmediğine dair tutanak düzenledikleri, bunun üzerine ...nın Konya'da bulunan kardeşi suça sürüklenen çocuğu arayarak durumu anlattığı ve eve gelmesini istediği, suça sürüklenen çocuğun da olay günü gündüz saatlerinde ikametlerine geldiği, aynı gün gece saatlerinde ablasının iş yerinde olması nedeniyle evde tek başına iken oturduğu odanın camından sesler duyduğu, arkadaşını arayarak korktuğunu ve polisi aramasını söylediği, suça sürüklenen çocuğun daha sonra zorlama sesinin geldiği kiler olarak kullanılan odaya girip baktığında maktulün kiler camından ikamete girmekte olduğunu gördüğü, bunun üzerine kilerde bulunan ekmek bıçağını eline aldığı, suça sürüklenen çocuk ile maktulün ikamet içerisinde boğuşmaya başladıkları, arbede esnasında suça sürüklenen çocuğun elindeki bıçağı maktule doğru birden fazla kez salladığı, maktulün fırsatını bularak ikametten çıkıp kaçmaya başladığı, suça sürüklenen çocuğun da maktulün peşinden elinde bıçak ile gittiği ancak maktulün ikametten yaklaşık 140 metre kadar uzaklaştıktan sonra yere yığıldığı, maktulün boyun sağ yan alt sınır omuz başı hizasından, sol omuz 9 cm arkada skapular bölgeden, sol skapula üst kısım iç kenardan, sağ skapula iç kenar orta kısımdan ve bu yaranın 4 cm ve 8 cm altından olmak üzere toplam altı adet bıçak darbesi ile yaralandığı, arbede sırasında suça sürüklenen çocuğun ise her iki el bileğinde kızarıklık, sağ omuz ve sol boyunda sıyrık, sol omuz arkası sıyrık, sağ dirsek sıyrık, sağ ayak bileği arka üst kısımda sıyrık, sağ kulakta hassasiyet, kafa üstü ve sol ayak başparmakta ödem ve hassasiyet ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı ve maktulün olay yerinde kesici alet yaralanmasına bağlı akciğer kesisi ve buradan gelişen iç ve dış kanama neticesinde öldüğü anlaşılan olayda;
Maktulün suça sürüklenen çocuk ile yaşadığı arbede sonrası girdiği pencereden çıkarak olay yerinden uzaklaşmasına rağmen suça sürüklenen çocuğun maktulün peşinden elinde bıçakla gitmesi ve maktul yere yığıldığında hala elinde bıçağın olması ve maktulün kullandığı iddia edilen tornavidanın maktulün arka cebinde bulunması birlikte değerlendirildiğinde, maktulün dosya içeriği gözetildiğinde suça sürüklenen çocuk ...’e tornavida ile saldırmadığı ve buna ilişkin suça sürüklenen çocukta herhangi bir yaranın da bulunmadığı anlaşılmıştır.

Tüm dosya içeriği ve yukarıda belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuk ...’in eyleminin azami haksız tahrik altında insan öldürme suçunun oluşturduğu kanaatinde olduğumdan Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.