Dava dilekçesinde müdahalenin önlenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, bağımsız bölüm maliklerinden olan davalının metal rampalar koymak suretiyle ortak alana müdahale ettiğini beyan ederek bu müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, üzerinde yapı olan birden çok parselde kurulu sitede toplu yapı yönetimine henüz geçilmemiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 8. maddesinde Sulh Mahkemesinin genel olarak bakabileceği davalar gösterilmiştir. Dava, niteliği itibariyle bu madde kapsamında olmadığı gibi, uyuşmazlık Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanmasından doğmadığı için anılan kanunun 33 ve Ek-1. maddesi uyarınca Sulh Mahkemesinin bakacağı davalardan da değildir.Öyle ise uyuşmazlığın niteliğine göre,görevli mahkeme belirlenecektir.
Mamelek hukukundan ... davalar dışında kalan davalarda asliye mahkemesinin görevi asıl, sulh mahkemesinin görevi ise istisna olduğundan, özel bir kanun hükmü ile, açıkça sulh mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen ve konusu para ile ölçülemeyen bir şey olan bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Somut olayda, dava konusu uyuşmazlık, ortak alana yapılan müdahalenin meni talebine ilişkin olup, değeri para ile ölçülemeyen bir uyuşmazlık olduğundan,mahkemece davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken,işin esası hakkında bir karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.