Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/378 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik öncesi (suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan) çocuğun zincirleme şekilde cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin sanığa yaşının on altı olduğunu söylediğine, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
1. Gerekçeli karar başlığında dosya kapsamındaki anlatımlara göre suç tarihinin 2014 Ocak-Haziran arası yazılması gerekirken 01/2014 yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2. Mağdurenin soruşturma aşamasında sanığa kendisinin on beş yaşından büyük olduğunu, on altı yaşına girdiğini söylediğine ilişkin beyanı, sanığın aşamalarda mağdurenin yaşını on yedi olarak bildiğine yönelik savunması ve tüm dosya içeriği nazara alınarak olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gerekirken mağdurenin resmi doğum tarihine ve sanığın mağdureyi on yedi yaşında sanmasını gerektirir bir durumun olmadığına ilişkin yetersiz ve eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Yukarıda açıklanan nedenle Tebliğname'deki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/378 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.