Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2015/202 Esas, 2015/246 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ve saire ilişkindir.
B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Oluşa göre 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının tatbik edilmesi gerektiğine, yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğine ve saire ilişkindir.
Tüm dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuğun, olay tarihinde engelli çocuk mağduru kolundan zorla tutarak iş yeri içinde bulunan kanepenin yanına götürdüğü, mağdurun kıyafetini ve iç çamaşırını çıkararak cinsel eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında atılı suçtan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması neticesinde eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2015/202 Esas, 2015/246 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdur vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.