SUÇLAR: Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2014 tarihli ve 2014/13488 Esas sayılı iddianamesiyle, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/179 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararı ile sanığın, olay tarihinde aynı apartmanda oturan komşusu katılanı zorla evinin içerisine çekerek dudağından öpme, göğüslerini okşama, katılanın evinin kapısına gelerek rızası olmadan evin içerisine girdikten sonra kendi cinsel organına dokundurma şeklinde kabul edilen eylemlerde, mevcut delillerin değerlendirilmesi ile cinsel saldırı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği sanık lehine kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 ile 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise aynı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılanın soyut iddiası dışında delil bulunmadığı, olay tarihinde sanığın alkollü olup olmadığına dair beyanlarında çelişkiye düştüğü, katılanın yaşadığı olayı iki ayrı şekilde gerçekleştirdiği şeklinde anlatmasına rağmen ilk eylemden sonra sanığın evine gitmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, çelişkili hususların gerekçede tartışılmadığı, olayın gerçekleştiği yerin apartman olması nedeniyle yaşanılanların duyulmamasının mümkün olmadığı, katılanla ilgili dosyaya sunulan soruşturma evraklarının dikkate alınması ve incelenmesi gerektiği, ruh sağlığının bozulduğuna dair raporun yeterli olmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin dikkate alınması gerektiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının unsurlarının oluşmadığı, olayın hemen intikal ettirilmediği, tanık dinletilmediği ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
A. Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmeyerek temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
1. Tüm dosya kapsamına göre, sanığın işlediği kabul edilen eyleminin konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.06.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
A. Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/179 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
B. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/179 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.